ABD Dışişleri Bakanlığı, Filistin yanlısı doğrudan eylem grubu Palestine Action’ı (PA) “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” (SDGT) listesine ekledi. Karar, grubun İngiltere’de savunma sanayii hedeflerine yönelik eylemleri ve İsrail’e silah tedarikini engelleme amacı taşıyan protestoları gerekçe gösterilerek alındı. ABD yönetimi, grubun eylemlerinin “uluslararası terörizm” tanımına girdiğini savunurken, karar Filistin dayanışması hareketleri üzerinde yeni bir baskı dalgası yaratabileceği yorumlarına yol açtı.
Palestine Action Neden Hedefte?
Palestine Action, 2020 yılında İngiltere’de kuruldu. Grup, İsrail’in Filistin topraklarını işgaline karşı çıkarken, özellikle İsrail savunma sanayiiyle bağlantılı şirketlere yönelik eylemleriyle tanınıyor. Örgüt, İngiltere’deki Elbit Systems tesislerine düzenlediği baskınlar ve fabrika çatılarını boyama gibi yöntemlerle kamuoyu oluşturmayı hedefliyor. Eylemlerde maddi hasar meydana gelirken, geçtiğimiz aylarda birçok üye gözaltına alındı.
ABD’nin SDGT listesine alınma kararı, grubun yalnızca İngiltere’deki faaliyetlerini değil, uluslararası boyutunu da hedef alıyor. Listeye alınan grupların ABD’deki mal varlıkları donduruluyor ve ABD vatandaşlarının bu örgütlerle her türlü ticari veya mali işlemi yasaklanıyor. Bu adım, grubun Avrupa ve Kuzey Amerika’daki bağış toplama faaliyetlerini zorlaştırmayı amaçlıyor.
ABD’nin Kararı Filistin Dayanışmasını mı Hedef Alıyor?
ABD yönetimi, kararın “aşırılıkçılıkla mücadele” kapsamında alındığını vurgularken, insan hakları örgütleri ve Filistin dayanışma ağları bu adımı ifade özgürlüğüne yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyor. Özellikle 7 Ekim sonrası artan Filistin yanlısı protestolara karşı Batılı ülkelerdeki baskıcı uygulamalara dikkat çekiliyor. Palestine Action’ın eylemleri, silahlı mücadele içermese de, ABD’nin “terör” tanımının geniş yorumlanması endişe yaratıyor.
Uzmanlar, bu kararın Birleşik Krallık başta olmak üzere müttefik ülkeler üzerinde bağlayıcılığı olmadığını, ancak siyasi bir mesaj taşıdığını belirtiyor. İngiltere’de halihazırda yürütülen soruşturmalar göz önüne alındığında, ABD’nin adımının İngiliz makamlarının gruba karşı tutumunu sertleştirebileceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek çerçevesinde bu tür adımları yakından izliyor. ABD’nin bir sivil toplum grubunu terör listesine alması, uluslararası hukukta ifade özgürlüğü ve meşru protesto hakkı bağlamında tartışmalı bir emsal oluşturabilir. Türkiye’nin kendi güvenlik kaygıları ve terörle mücadele politikaları düşünüldüğünde, bu kararın Türkiye’ye doğrudan bir yansıması olmasa da, Batı’da Filistin yanlısı seslerin bastırılmasına yönelik artan eğilim, Türk dış politikasının Filistin konusundaki tutumunu güçlendirebilir. Ankara, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına karşı eleştirel duruşu ile bu tür gelişmeleri uluslararası platformlarda gündeme taşıyabilir. Ayrıca, kararın bölgesel istikrara etkisi, Türkiye’nin dahil olduğu diplomatik çabalarla yakından ilişkilidir.