ABD Ordusu, İran'a yönelik son askeri saldırıların planlandığı gibi tamamlandığını ve operasyonel hedeflere ulaşıldığını açıkladı. Pentagon kaynakları, saldırıların İran'ın askeri altyapısına yönelik olduğunu ve geçici olarak planlandığını belirtti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, operasyonların başarıyla sonuçlandığı ve birliklerin geri çekildiği ifade edildi. Açıklamada, saldırıların İran'ın bölgedeki vekil güçlere verdiği desteği sınırlamayı amaçladığı vurgulanırken, ABD'nin daha fazla tırmanıştan kaçınacağı sinyali verildi. Operasyonun ayrıntıları gizli tutulurken, İran devlet medyası saldırıların sınırlı hasara yol açtığını öne sürdü. ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığının halen yüksek alarmda olduğu bildiriliyor.
Operasyonun arka planı ve hedefleri
Saldırılar, son haftalarda İran'a bağlı milis gruplarının ABD üslerine yönelik roketli saldırılarının ardından geldi. Irak ve Suriye'de konuşlu ABD güçlerine yönelik bu saldırılarda çok sayıda asker yaralanmıştı. Beyaz Saray, İran'ı vekil güçler aracılığıyla ABD askerlerini hedef almakla suçlamıştı. Operasyonun, İran'ın Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) seçkin Kudüs Gücü ve bağlı milislerin lojistik merkezleri ile istihbarat tesislerini vurduğu belirtiliyor.
ABD'li yetkililere göre, hedefler arasında insansız hava araçları üretim tesisleri, füze depoları ve komuta kontrol merkezleri bulunuyor. İran ise saldırıların başarısız olduğunu ve yalnızca birkaç askeri aracın hasar gördüğünü iddia etti. Bölgedeki bağımsız kaynaklar, patlama seslerinin İran'ın batı ve güneybatı bölgelerinden duyulduğunu aktardı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, İran ile ABD arasında doğrudan askeri çatışma riskini yeniden gündeme taşıdı. İran yönetimi, saldırılara misilleme yapma hakkını saklı tutarken, diplomatik kanallardan çatışmanın yayılmaması için çağrılar yapılıyor. Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Rusya ve Çin İran'a destek mesajları verdi.
Bölgede enerji piyasaları hareketlendi. Ham petrol fiyatları, saldırı haberlerinin ardından kısa süreli yükseliş yaşadıktan sonra istikrar kazandı. Körfez ülkeleri, çatışmanın ticaret yollarını etkilemesinden endişe ediyor. Uzmanlar, iki ülke arasındaki gerginliğin nükleer müzakerelere zarar verebileceğini ve bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve ABD arasındaki bu gerilimi yakından izliyor. Ankara, Irak ve Suriye'deki ABD varlığının İran'a yönelik operasyonlar için kullanılmasına sıcak bakmıyor; bu durum Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırabilir. Ayrıca, İran ile yapılan doğalgaz ve ticaret anlaşmaları, olası bir krizde Türkiye'nin enerji arzını tehdit edebilir. Türkiye, taraflar arasında arabuluculuk yapabilecek nadir aktörlerden biri olarak öne çıkarken, diplomatik girişimlerle gerilimi düşürmeyi hedefliyor. Ancak, ABD'nin PKK/YPG'ye verdiği destek ve İran'la rekabet halindeki bölgesel politikalar, Türkiye'nin manevra alanını daraltıyor.