ABD'nin en büyük öğretmen sendikalarından American Federation of Teachers'ın (AFT) başkanı Randi Weingarten, sınıflarda akıllı telefon ve tablet kullanımının çocukların öğrenme yeteneğini ciddi şekilde zedelediğini kabul ederek 10 maddelik kapsamlı bir plan açıkladı. Weingarten'ın bu çıkışı, teknoloji devlerinin eğitim sektöründeki etkisine karşı en üst düzey sendika lideri tarafından yapılmış en net uyarı olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı: Ekran bağımlılığı ve eğitim krizi
ABD'de son on yılda okul öncesinden üniversiteye kadar tüm kademelerde dijital cihaz kullanımı patlama yaptı. Pandemi sonrası uzaktan eğitim zorunluluğu, çocukları günde ortalama 6-8 saat ekrana mahkum etti. Ancak araştırmalar, bu durumun dikkat sürelerini kısalttığını, okuduğunu anlama becerilerini düşürdüğünü ve sosyal gelişimi olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Weingarten, "Ekranların öğrenmeye zarar verdiğini yıllardır söylüyorduk, ancak artık veriler o kadar güçlü ki harekete geçmek zorundayız" dedi. AFT'nin planı, anaokulundan 12. sınıfa kadar tüm okullarda ders saatlerinde kişisel cihazların yasaklanmasını, yapay zeka tabanlı eğitim araçlarının sıkı denetime tabi tutulmasını ve öğretmenlerin teknoloji kullanımında eğitilmesini içeriyor.
Sendika lideri, bu adımı atarken teknoloji şirketlerinin yoğun lobi baskısıyla karşılaştığını da itiraf etti. Özellikle Apple ve Google gibi firmaların eğitim pazarına milyarlarca dolar yatırım yaptığı biliniyor. Ancak Weingarten, "Çocuklarımızın geleceği, şirketlerin kârından daha önemli" diyerek tavrını net ortaya koydu.
Bölgesel ve küresel boyut: Dünyada ekran yasağı trendi
Aslında ABD bu alanda ilk değil. Fransa, 2018 yılında ilkokullarda cep telefonu kullanımını tamamen yasaklamıştı. Çin ise 2021'de okul öncesi ve ilkokullarda ekran süresini günde 40 dakika ile sınırlandıran bir düzenleme getirmişti. Hollanda'da da ortaokullarda akıllı telefon kullanımı, eğitim amaçlı olmadıkça yasaklı. Avustralya'nın bazı eyaletleri de benzer adımlar atmış durumda. Uzmanlar, bu ülkelerdeki yasakların öğrencilerin sosyalleşmesi, fiziksel aktiviteleri ve akademik başarıları üzerinde olumlu etkiler yarattığını belirtiyor. Ancak yapay zeka konusu daha yeni ve tartışmalı. ChatGPT gibi araçların okul ödevlerinde kullanımı, kopya ve özgün düşünceyi engelleme riski taşıyor. Bu nedenle Weingarten'ın 10 maddelik planında yapay zeka araçlarının sınıf içi kullanımında öğretmen onayı zorunluluğu getirilmesi dikkat çekiyor.
Küresel teknoloji şirketleri ise bu yasaklara tepkili. Eğitim teknolojileri dernekleri, yasakların yerine bilinçli kullanımın teşvik edilmesi gerektiğini savunuyor. Ancak sendika liderinin çıkışı, tabanın nabzını yansıtıyor: 1.7 milyon üyesi olan AFT'nin bu hamlesi, 2024 başkanlık seçimleri öncesinde eğitim politikalarını yeniden şekillendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir tartışma sürüyor. MEB'in 2023'te hayata geçirdiği "Dijital Dönüşüm" projesi kapsamında dağıtılan tabletler ve EBA platformu, pandemi döneminde yaygınlaştı. Ancak uzmanlar, Türkiye'de çocukların ekran başında geçirdiği sürenin OECD ortalamasının üzerinde olduğunu belirtiyor. Weingarten'ın uyarıları, Türk eğitim sistemi için de geçerli. Henüz resmi bir ekran yasağı olmasa da bazı özel okullar kendi kararlarını alıyor. Türkiye'nin, Fransa ve Çin örneklerinde olduğu gibi ulusal bir ekran politikası oluşturması, çocukların gelişimi açısından kritik önem taşıyor. Aksi takdirde, teknoloji bağımlılığı ve dikkat dağınıklığı sorunları büyüyerek devam edecek.