ABD Nüfus Sayım Bürosu'nun Mart 2026'da yayımladığı Vintage 2025 nüfus tahminleri, ülkenin en hızlı nüfus kaybeden şehirlerini ortaya koydu. Kaliforniya'daki San Francisco ve San Jose, Ohio'daki Cleveland, Michigan'daki Detroit ve Louisiana'daki New Orleans, listenin başında yer alıyor. Bu şehirlerdeki nüfus düşüşü, ekonomik dönüşüm, konut krizi ve iklim değişikliği gibi faktörlerin bir bileşimini yansıtıyor. Veriler, 1 Temmuz 2024 ile 1 Temmuz 2025 arasındaki dönemi kapsıyor ve en az 50.000 nüfuslu şehirleri içeriyor.
En Hızlı Nüfus Kaybeden Şehirler ve Nedenleri
Listenin başında, bir önceki yıla göre nüfusu %1,9 oranında azalan San Francisco geliyor. Şehir, pandemi sonrası uzaktan çalışma trendi ve yüksek yaşam maliyeti nedeniyle göç veriyor. San Jose ise %1,7'lik düşüşle ikinci sırada. Silikon Vadisi'ndeki bu şehirler, teknoloji sektöründeki yeniden yapılanma ve konut fiyatlarındaki astronomik artışla boğuşuyor.
Detroit, %1,6'lık düşüşle üçüncü sırada. 1950'lerde 1,8 milyon olan nüfusu, otomotiv endüstrisindeki daralma ve şehir içi çöküşle birlikte 2025'te yaklaşık 620.000'e geriledi. Cleveland (%1,5) ve New Orleans (%1,4) da benzer bir kaderi paylaşıyor. New Orleans, Katrina Kasırgası'ndan bu yana nüfus kaybını durduramazken, Cleveland ise Pas kuşağındaki sanayi çöküşünün etkilerini hala hissediyor.
Diğer dikkat çeken şehirler arasında Pittsburgh (%1,3), Buffalo (%1,2), Milwaukee (%1,1) ve Baltimore (%1,0) yer alıyor. Bu şehirlerin ortak özelliği, geleneksel imalat sanayisindeki gerileme, yaşlanan altyapı ve iklim değişikliğine karşı kırılganlık. Özellikle Baltimore, suç oranları ve uyuşturucu kriziyle mücadele ederken, Pittsburgh ise teknoloji dönüşümüne rağmen nüfus çekmekte zorlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu eğilim, ABD'nin kuzeydoğu ve orta batı bölgelerinin (Pas kuşağı) Güney ve Güneybatı'ya (Güneş kuşağı) doğru yaşadığı yapısal kaymayı doğruluyor. İklim değişikliği, daha sıcak ve kurak bölgeleri cazip kılarken, kuzey şehirleri ise sert kışlar ve düşen ekonomik fırsatlarla boğuşuyor. Küresel ölçekte ise, bu durum gelişmiş ülkelerdeki şehirleşme modellerinin değiştiğini gösteriyor. Tokyo, Londra ve Moskova gibi büyük şehirler de benzer baskılarla karşı karşıya, ancak ABD'deki nüfus hareketliliği daha hızlı ve sert.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki nüfus kaybı eğilimleri, Türkiye açısından iki düzeyde anlamlıdır. Birincisi, benzer yapısal dönüşümler Türkiye'de de yaşanıyor: İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirler, yüksek konut maliyetleri ve deprem riski nedeniyle kırsal alanlara veya orta ölçekli şehirlere göç veriyor. İkincisi, ABD'de nüfus kaybeden şehirlerin yeniden canlandırılması için uygulanan vergi teşvikleri, altyapı yatırımları ve dijital dönüşüm politikaları, Türkiye'nin kentsel dönüşüm ve bölgesel kalkınma planlarına örnek teşkil edebilir. Özellikle deprem bölgesindeki şehirlerin planlanmasında, ABD deneyimlerinden çıkarımlar yapmak mümkündür.