Bakır fiyatları, ABD’nin İran’daki hedeflere yönelik yeni hava saldırıları düzenlemesine rağmen iki günlük kaybını telafi ederek yükselişe geçti. Yatırımcıların odağında jeopolitik gerilimlerden ziyade yapay zeka teknolojilerinin uzun vadeli talep artışı yaratacağına dair iyimserlik yer alıyor. Londra Metal Borsası’nda (LME) işlem gören bakır vadeli kontratları, haftanın ilk işlem gününde yüzde 1,2 artışla ton başına 8.450 dolar seviyesine yükseldi. Bu hareket, küresel risk iştahının yeniden canlandığını gösteriyor.
Jeopolitik Gerginliklere Rağmen Olumlu Hava
ABD Savunma Bakanlığı, İran destekli milislere ait olduğu belirtilen füze rampalarına ve insansız hava aracı üslerine karşı yeni bir operasyon başlattığını duyurdu. Ancak piyasalar bu gelişmeyi sınırlı bir etkiyle karşıladı. Analistler, yatırımcıların daha önceki benzer kriz dönemlerinde olduğu gibi, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel arz zincirlerini kalıcı olarak bozmayacağına inandıklarını belirtiyor. Öte yandan, Çin’den gelen olumlu imalat sanayi verileri ve yenilenebilir enerji sektöründeki güçlü talep, bakır fiyatlarını destekleyen diğer faktörler arasında yer aldı.
Yapay zeka alanındaki hızlı ilerleme, veri merkezleri ve elektrikli araç altyapısı gibi alanlarda bakıra olan talebi artırma potansiyeli taşıyor. Goldman Sachs, yapay zeka odaklı talebin 2030 yılına kadar bakır fiyatlarını yüzde 30 artırabileceğini öngörüyor. Bu iyimser senaryo, jeopolitik riskleri geride bırakan güçlü bir alım dalgası yarattı.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Bakır fiyatlarındaki artış, küresel emtia piyasasında bir güven tazelemesi olarak yorumlanıyor. Dolar endeksindeki hafif gerileme de emtiaları cazip kılan bir diğer unsur oldu. Bununla birlikte, ABD-İran gerginliğinin Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerine yönelik potansiyel tehditler oluşturması, enerji fiyatlarında dalgalanmaya neden olabilir. Bakır gibi endüstriyel metaller şimdilik jeopolitikten etkilenmezken, UBS analistleri bu ayrışmanın sürdürülebilir olmayabileceği uyarısında bulunuyor. Yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın faiz kararları ve küresel ekonomik büyüme verilerini yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bakır ithalatında önemli bir alıcı konumunda olduğu için fiyat artışları kısa vadede cari açık üzerinde baskı yaratabilir. Ancak uzun vadede, yapay zeka ve elektrikli araç üretimindeki büyüme potansiyeli, Türkiye’nin otomotiv ve teknoloji sektörlerine yeni ihracat fırsatları sunabilir. ABD-İran gerginliğinin doğrudan Türkiye’ye yansıması sınırlı kalmakla birlikte, bölgesel istikrarsızlığın enerji maliyetlerini artırma riski bulunuyor. Bu nedenle Ankara’nın hem jeopolitik gelişmeleri hem de küresel emtia piyasasındaki trendleri yakından izlemesi gerekiyor.