Washington - Reuters'ın özel haberine göre, ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırıları, yalnızca Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda daha geniş çaplı askeri operasyonların önünü açıyor. Amerikalı yetkililer, saldırıların İran'ın hava savunma sistemleri ve balistik füze altyapısını hedef alarak, olası bir tırmanma durumunda ABD'nin elini güçlendirdiğini belirtiyor. Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak, ABD ve müttefikleri için hayati önem taşıyor. Son haftalarda İran'ın boğazı kapatma tehditleri, Washington'u askeri seçenekleri değerlendirmeye itti.
Saldırıların Hedefleri ve Kapsamı
Yetkililere göre, ABD saldırıları özellikle İran'ın kıyı savunma sistemleri, radar tesisleri ve deniz mayın döşeme kapasitesini vurmayı hedefliyor. Bu hedefler, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmeye yönelik herhangi bir İran hamlesini engellemek için seçilmiş durumda. Ancak aynı saldırılar, İran'ın nükleer tesislerine veya devrim muhafızlarına yönelik olası bir operasyonun da ilk adımı olarak görülüyor.
Pentagon kaynakları, hava saldırılarında F-35 savaş uçakları ve B-52 bombardıman uçaklarının kullanıldığını, İran'ın hava savunmasının önemli ölçüde zayıflatıldığını ifade ediyor. İran'ın ise saldırılara misilleme yapacağı uyarısında bulunduğu, ancak somut bir karşılık verilmediği belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
ABD'nin bu hamlesi, Orta Doğu'da gerilimi yeniden tırmandırma riski taşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, boğazın güvenliğini sağlamak için ABD'ye destek verirken, Rusya ve Çin'in bölgedeki varlığı durumu daha karmaşık hale getiriyor. Uzmanlar, İran'ın nükleer müzakerelerde elini zayıflatmak isteyen ABD'nin, askeri güç kullanarak Tahran'ı masaya oturmaya zorlamayı hedeflediğini belirtiyor.
Öte yandan, saldırıların İran'ın Yemen'deki Husilere ve Lübnan'daki Hizbullah'a verdiği desteği artırmasından endişe ediliyor. Petrol fiyatlarında ise kısa vadeli dalgalanmalar yaşanırken, boğazın tamamen kapanması senaryosu küresel ekonomiyi tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü Hürmüz Boğazı üzerinden sağladığı için bu gelişmeler doğrudan etkiliyor. Boğazın güvenliği, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından kritik. ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin bölgede denge politikası izlemesini zorlaştırabilir. Ayrıca, Irak ve Suriye'deki İran destekli grupların Türkiye'nin güvenlik çıkarlarına tehdit oluşturması muhtemel. Ankara'nın, hem NATO müttefiki ABD ile ilişkilerini sürdürmesi hem de İran'la diyaloğu kesmemesi gerekiyor. Bu nedenle Türkiye, diplomatik çözümler için arabuluculuk rolü üstlenebilir.