ABD yönetimi, NATO müttefiklerine Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni (ICC) dağıtma ve Roma Statüsü'nden çekilme çağrısı yaparak, mahkemeye maddi destek sağlamayı bırakmaları konusunda baskı yapıyor. Politico'nun haberine göre Washington, müttefiklerin ICC'ye yönelik tutumlarını yakından izlediği uyarısında bulundu. Bu hamle, uluslararası adalet sistemine yönelik ABD karşıtlığının yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD'nin ICC karşıtlığı yeni değil. Washington, 2002'de Roma Statüsü'nü imzalamış ancak Kongre onaylamadığı için taraf olmamıştı. Özellikle 2020'de ICC'nin Afganistan'daki ABD askerlerine yönelik savaş suçu soruşturması başlatmasıyla gerilim tırmandı. O dönemde Trump yönetimi, ICC yetkililerine yaptırım uygulamıştı. Biden yönetimi bu yaptırımları kaldırsa da, ICC'nin İsrail'e yönelik soruşturma açması ve Başbakan Binyamin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarması Washington'ın tepkisini yeniden alevlendirdi.
Politico'ya göre ABD, şimdi NATO müttefiklerine doğrudan baskı yaparak, ICC'ye sağlanan maddi desteğin kesilmesini ve mahkemenin kurucu anlaşması olan Roma Statüsü'nden çekilme taahhüdü verilmesini istiyor. Haberde, ABD'nin müttefiklerin bu konudaki pozisyonlarını izlediği ve buna göre ikili ilişkilerde tavrını belirleyebileceği belirtiliyor.
ABD'nin bu girişimi, NATO içinde de yankı uyandırdı. Özellikle Avrupa ülkeleri, ICC'ye verdikleri destekle ABD arasında denge kurmaya çalışıyor. Almanya, Fransa ve diğer bazı üyeler, mahkemenin bağımsızlığını vurgularken, ABD'nin taleplerine açıkça karşı çıkmakta çekingen davranıyor. Ancak bazı Doğu Avrupa ülkeleri, ABD'nin güvenlik garantilerine bağımlılıkları nedeniyle baskıya daha açık olabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ICC, 2002'de kurulan ve soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçlarını yargılayan daimi bir uluslararası mahkeme. 123 ülke Roma Statüsü'ne taraf. ABD, İsrail, Rusya, Çin gibi ülkeler taraf değil. Mahkeme, son yıllarda özellikle İsrail-Filistin çatışması ve Ukrayna savaşıyla ilgili soruşturmalarla gündemde. ICC'nin İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarması, ABD'de öfkeyle karşılandı. ABD Başkanı Joe Biden, kararı "rezalet" olarak nitelendirmişti.
ABD'nin NATO müttefiklerine ICC'den çekilme çağrısı, ittifak içinde bir bölünme yaratabilir. NATO'nun kurucu ilkeleri arasında uluslararası hukuka saygı yer alıyor. ICC'den çekilmek, bu ilkelere aykırı düşebilir. Ayrıca, ABD'nin bu talebi, müttefiklerin egemenlik haklarına müdahale olarak görülebilir. Avrupa Birliği, ICC'yi desteklediğini yinelemiş durumda. ABD'nin baskısı, transatlantik ilişkilerde yeni bir gerilim hattı oluşturabilir.
Öte yandan, ICC'nin meşruiyeti ve etkinliği sorgulanıyor. Büyük güçlerin taraf olmaması, mahkemenin yargı yetkisini sınırlıyor. ABD'nin çabaları, mahkemeyi zayıflatmayı ve uluslararası adalet sistemini kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeyi amaçlıyor. Bu durum, uluslararası hukukun geleceği açısından endişe verici.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Roma Statüsü'ne taraf değil; ancak ICC'nin çalışmalarını yakından takip ediyor. ABD'nin müttefiklerine ICC'den çekilme baskısı, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle ICC'nin İsrail'e yönelik soruşturmalarını olumlu karşılıyor. ABD'nin bu hamlesi, Türkiye'nin uluslararası adalet ve egemenlik konularındaki hassasiyetleriyle çelişiyor. Ayrıca, NATO içinde ABD ile yaşanabilecek yeni bir gerilim, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde ICC konusundaki tutumunu netleştirmesi ve müttefikleriyle bu konuda diyalog kurması bekleniyor.