ABD'de 30 yıllık sabit mortgage faiz oranı, aylardır süren yükselişin ardından bu hafta değişiklik göstermedi. Freddie Mac'in Perşembe günü açıkladığı verilere göre, 30 yıllık mortgage faizi geçen hafta ile aynı seviyede kalarak yüzde 6,95 oldu. Bu, faizlerin Mayıs ayından bu yana ilk kez sabit kalması anlamına geliyor. Uzmanlar, enflasyonla mücadele kapsamında Fed'in faiz artırımlarının konut kredisi faizlerini yukarı çektiğini, ancak son haftalarda tahvil getirilerindeki dalgalanmanın etkisiyle mortgage faizlerinin de durağanlaştığını belirtiyor.
Faiz Artışının Arka Planı
Mortgage faizleri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonu kontrol altına almak amacıyla politika faizini yükseltmesiyle birlikte 2022'nin başından bu yana istikrarlı bir şekilde arttı. 2021'de yüzde 3'ün altında seyreden 30 yıllık mortgage faizi, Fed'in agresif faiz artırım döngüsüne girmesiyle geçen yıl yüzde 7'nin üzerine çıkmıştı. Bu yılın başlarında bir miktar gerileyen faizler, yaz aylarından itibaren yeniden yükseliş eğilimine girdi. Freddie Mac'in baş ekonomisti Sam Khater, yaptığı açıklamada, "Faiz oranlarındaki bu duraklama, alıcılar için kısa vadeli bir rahatlama sağlasa da, yüksek konut fiyatları ve sınırlı arz nedeniyle piyasa koşulları zorlu olmaya devam ediyor" dedi.
Konut piyasası, yüksek faiz oranlarına rağmen direnç göstermeye devam ediyor. Ancak mevcut konut sahipleri, düşük faizli kredilerini yeniden finanse etmek yerine ellerindeki konutları satmamayı tercih ediyor. Bu durum, arzın kısıtlı kalmasına ve fiyatların yüksek seyretmesine yol açıyor. Ulusal Emlakçılar Birliği (NAR) verilerine göre, mevcut konut satışları son dönemde düşüş gösterse de, fiyatlar hala geçen yılın üzerinde. Yeni konut satışları ise inşaatçıların teşvikleriyle bir miktar canlılık gösteriyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD'deki mortgage faizleri, küresel finans piyasaları açısından da önem taşıyor. ABD konut piyasası, dünyanın en büyük ekonomisinin önemli bir bileşeni ve tüketici harcamaları üzerinden küresel talebi etkiliyor. Faiz oranlarının yüksek seyretmesi, ABD dolarının güçlü kalmasına katkıda bulunurken, gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini de artırıyor. Öte yandan, ABD'de konut piyasasındaki yavaşlama, inşaat sektöründe istihdamı ve emtia talebini olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, Fed'in faiz indirimine ne zaman başlayacağının mortgage faizlerinin seyri için belirleyici olacağını vurguluyor. Piyasalar, Fed'in gelecek yılın başlarında faiz indirimine gidebileceğini fiyatlıyor.
Türkiye açısından bakıldığında, ABD'deki mortgage faizlerindeki duraklama doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel risk iştahı ve sermaye akımları üzerinden dolaylı yansımaları olabilir. Yüksek ABD faizleri, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını sınırlayarak Türkiye gibi ülkelerin dış finansman maliyetlerini artırıyor. Ancak ABD'de faizlerin zirve yaptığına dair işaretler, önümüzdeki dönemde sermaye akımlarının yön değiştirebileceği beklentisini güçlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD mortgage faizlerindeki duraklama, küresel faiz oranlarının zirveye yaklaştığına dair bir sinyal olarak yorumlanabilir. Bu durum, Türkiye'nin dış borçlanma maliyetleri ve sermaye akımları açısından olumlu bir beklenti yaratabilir. Ancak Fed'in faiz indirimine başlaması halinde küresel risk iştahının artması, gelişmekte olan ülkelere sermaye girişini destekleyebilir. Türkiye'nin yüksek enflasyon ve faiz ortamında, ABD'deki gelişmeler doğrudan bir rahatlama sağlamasa da, döviz kurları ve finansal istikrar üzerinde dolaylı etkileri olabilir. Yine de Türkiye'nin kendi ekonomik politikaları ve jeopolitik riskleri, dış finansman koşullarını belirlemede daha belirleyici olmaya devam ediyor.