ABD'de 47 eyalet ile Meta arasında varılan anlaşma, Instagram ve Facebook'un genç kullanıcıları korumak için önemli değişiklikler yapmasını öngörürken, Avrupa Komisyonu'nun bu adımları yetersiz bulduğu ve daha kapsamlı düzenlemeler için hazırlık yaptığı bildiriliyor. Brüksel, özellikle çocukların ve gençlerin sosyal medya kullanımı konusunda Meta'ya karşı daha sert önlemler almayı değerlendiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Geçtiğimiz haftalarda ABD'de 47 eyalet, Meta'ya karşı açtıkları davada şirketin Instagram ve Facebook platformlarında genç kullanıcıların ruh sağlığına zarar veren uygulamalarına son vermesi konusunda anlaşmıştı. Anlaşma kapsamında Meta, 13-17 yaş arası kullanıcılar için otomatik olarak kapalı durumda olan daha kısıtlı içerik ayarları, sınırlı bildirimler ve ebeveyn kontrolü araçları gibi özellikler sunmayı kabul etti. Ayrıca, reşit olmayanlara yönelik hedefli reklamlarda da yaş doğrulama sistemleri getirilmesi kararlaştırıldı.
Avrupa Komisyonu'nun ise bu düzenlemeleri yetersiz bulduğu ve Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile Dijital Piyasalar Yasası (DMA) çerçevesinde Meta'ya karşı daha sert yaptırımlar uygulamayı planladığı ifade ediliyor. Komisyon yetkilileri, AB'nin çevrimiçi güvenlik standartlarının ABD'nin eyalet bazlı anlaşmalarından çok daha ileri düzeyde olduğunu ve tüm AB vatandaşlarını kapsayan tek tip bir düzenleme gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
Bu gelişme, küresel teknoloji devlerinin düzenlenmesi konusunda ABD ile Avrupa arasındaki yaklaşım farkını bir kez daha ortaya koyuyor. ABD'de daha çok eyalet düzeyinde ve mahkeme kararlarıyla şekillenen düzenlemeler, Avrupa'da ise merkezi ve kapsamlı yasalarla hayata geçiriliyor. Avrupa Komisyonu'nun Meta'ya yönelik olası yaptırımları arasında, şirketin küresel cirosunun %6'sına kadar varan idari para cezaları ve platformların işleyişine yönelik geçici kısıtlamalar bulunuyor.
Uzmanlar, AB'nin bu tutumunun diğer sosyal medya platformlarına da örnek teşkil edebileceğini ve küresel ölçekte dijital haklar konusunda yeni bir standart belirleyebileceğini ifade ediyor. Özellikle DSA'nın getirdiği yükümlülükler, platformların kullanıcı verilerini koruma, dezenformasyonla mücadele ve reklam şeffaflığı konularında daha sorumlu davranmasını gerektiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin dijital ekonomi ve sosyal medya düzenlemeleri açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor. Türkiye'de de son yıllarda sosyal medya platformlarına yönelik düzenlemeler artarken, Avrupa'nın savunduğu kullanıcı hakları ve şeffaflık ilkelerinin, küresel teknoloji şirketleriyle pazarlık gücünü artırması muhtemel. Ticaret Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) özellikle kişisel verilerin korunması ve reklam denetimi konularında AB standartlarını örnek alması beklenebilir. Ayrıca, Türk gençlerinin sosyal medya kullanım alışkanlıkları göz önüne alındığında, bu tür düzenleyici adımların Türkiye'de de dijital güvenlik politikalarına yansıyabileceği değerlendiriliyor.