ABD yönetimi, İran'ın Mahan Air havayolu şirketine destek verdiği iddiasıyla Çin merkezli iki şirket ve bir Çinli yöneticiyi yaptırım listesine aldı. Washington, Mahan Air'i İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) silah, askeri personel ve teçhizat taşımacılığında kullandığı 'tercih ettiği havayolu' olarak nitelendiriyor.
Yaptırımın gerekçesi ve kapsamı
ABD Hazine Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, yaptırım kararı Perşembe günü alındı. Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında Hong Kong merkezli artı iki Çin şirketi bulunuyor. Bu şirketlerin, Mahan Air'e havacılık bileşenleri ve bakım hizmetleri sağlayarak IRGC'nin askeri operasyonlarına dolaylı destek olduğu belirtiliyor.
Yaptırım listesine alınan bir diğer isim ise Çinli bir yönetici. Söz konusu yöneticinin, Mahan Air ile yapılan ticari anlaşmalarda kilit rol oynadığı ve bu sayede İran'ın uluslararası yaptırımları delmesine yardımcı olduğu öne sürülüyor. ABD Hazine Bakanlığı yetkilileri, bu adımların İran'ın bölgedeki askeri faaliyetlerini finanse etme kapasitesini sınırlayacağını savunuyor.
Mahan Air, daha önce de ABD tarafından terör örgütü olarak kabul edilen IRGC'ye ait olduğu gerekçesiyle yaptırım listesine alınmıştı. Ancak bu kez yaptırımlar, şirketin uluslararası ağına ve tedarik zincirine odaklanıyor. Uzmanlar, bu hamlenin ABD'nin İran'a yönelik maksimum baskı politikasının bir parçası olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu yaptırım kararı, ABD ile Çin arasındaki gerilimi daha da artırabilir. Çin, İran ile ekonomik ilişkilerini sürdürürken, ABD'nin bu tür adımlarını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. Pekin yönetimi, daha önce de benzer yaptırım kararlarına tepki göstermiş ve kendi şirketlerini koruyacağını açıklamıştı.
Uzmanlara göre, bu yaptırımlar İran'ın hava yoluyla askeri lojistik yapma kabiliyetini zayıflatmayı hedefliyor. Ancak uzun vadede Çin'in İran'a yönelik desteği, bu tür tek taraflı yaptırımların etkisini sınırlayabilir. Çin, İran'dan ham petrol alımına devam ederken, iki ülke arasında 25 yıllık stratejik bir anlaşma da imzalanmış durumda.
Analistler, ABD'nin bu yaptırımlarla hem İran'ı hem de Çin'i hedef aldığını vurguluyor. Özellikle Çin'in İran ile olan askeri ve ekonomik iş birliğini engellemeye çalıştığı düşünülüyor. Bu durum, ABD ile Çin arasındaki rekabetin yeni bir boyut kazandığına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye açısından da yakından izlenmelidir. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları genişletmesi, bölgedeki enerji hatları ve ticaret yolları üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, İran ile komşu olan ve enerji ithal eden bir ülke olarak, bu tür yaptırımların bölgesel istikrarı olumsuz etkileme potansiyelini değerlendirmek zorundadır. Ayrıca, ABD'nin Çin'e yönelik bu tür baskıları, Türkiye'nin hem ABD hem Çin ile olan dengesini etkileyebilir. Türk dış politikası, bu tür gelişmelerde ulusal çıkarlarını korumak için çok yönlü bir diplomasi izlemektedir.