ABD'de kızamık salgınında vaka sayısı 3.134'e yükseldi. Pensilvanya eyaleti iki kişinin kızamık nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı, ancak Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) bu ölümleri resmi güncellemelerine dahil etmedi. Ölüm sayısındaki bu tutarsızlık, sağlık yetkilileri ile eyalet yönetimleri arasında tartışmaya yol açtı. Salgın, aşı reddi ve düşük aşılama oranları nedeniyle son yılların en büyük kızamık krizi olarak kayda geçti.
Salgının Arka Planı ve Yayılımı
ABD'de kızamık vakaları 2024 yılı başından bu yana hızla artıyor. CDC'nin son verilerine göre toplam vaka sayısı 3.134'e ulaştı. Salgın özellikle aşılama oranlarının düşük olduğu topluluklarda yoğunlaşıyor. Pensilvanya, Teksas, Kaliforniya ve New York gibi eyaletlerde yerel salgınlar görüldü. Pensilvanya eyaleti, iki ölüm vakasını doğruladığını duyurdu. Ancak CDC, bu ölümleri kendi veri tabanına eklemedi. CDC sözcüsü, ölümlerin "doğrulanması için ek inceleme sürecinin devam ettiğini" belirtti. Eyalet yetkilileri ise ölümlerin kızamık komplikasyonları sonucu gerçekleştiğini savunuyor. Uzmanlar, ölüm sayısının resmi rakamlara yansımamasının kamuoyunda güven kaybına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Kızamık, son derece bulaşıcı bir viral hastalık. Aşısız bireylerde ciddi solunum yolu komplikasyonları, beyin iltihabı ve hatta ölüme neden olabiliyor. ABD'de 2000 yılında kızamık elimine edilmişti; ancak aşı karşıtı hareketlerin güçlenmesi ve aşılama oranlarının %95'in altına düşmesiyle hastalık geri döndü. 2019'da 1.274 vaka ile rekor kırılmıştı; şimdi bu rakam iki kattan fazla aşıldı. Salgının kontrol altına alınamamasının temel nedeni, federal ve eyalet yönetimleri arasındaki koordinasyon eksikliği ve aşı politikalarındaki farklılıklar olarak gösteriliyor.
Ölüm Sayısı Tartışması ve Siyasi Boyut
Pensilvanya'nın iki ölümü bildirmesi, CDC'nin bu vakaları listelemede gecikmesi, salgın yönetiminde siyasi bir krize dönüştü. CDC, ölümlerin "kızamıkla ilişkili olup olmadığının kesinleşmediğini" öne sürerken, Pensilvanya Sağlık Bakanlığı ölümlerin kızamık kaynaklı olduğunu savunuyor. Bu anlaşmazlık, federal hükümetin salgın verilerini şeffaf bir şekilde paylaşmadığı eleştirilerini beraberinde getirdi. Bazı Kongre üyeleri, CDC'nin ölümleri gizlediğini iddia ederek soruşturma çağrısı yaptı. Beyaz Saray ise konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçınıyor. Sağlık uzmanları, ölüm sayısının olduğundan az gösterilmesinin halk sağlığı güvenini zedeleyebileceği ve salgınla mücadeleyi zorlaştırabileceği konusunda uyarıyor.
Öte yandan, aşı karşıtı söylemlerin siyasi liderler tarafından desteklenmesi, salgının yayılmasında önemli bir etken. Bazı eyaletlerde zorunlu aşı uygulamalarına karşı çıkılırken, diğer eyaletlerde aşılama kampanyaları hız kesmeden devam ediyor. CDC, halkı aşı olmaya çağırıyor ancak federal düzeyde zorunlu aşı politikası bulunmuyor. Bu durum, eyaletler arası farklılıklara ve salgının bölgesel olarak farklı seyretmesine yol açıyor.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
ABD'deki kızamık salgını, yalnızca ülke içinde değil, küresel sağlık güvenliği açısından da endişe yaratıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2023'te dünya genelinde kızamık vakalarında %79 artış olduğunu bildirmişti. ABD'deki salgın, uluslararası seyahatler yoluyla diğer ülkelere yayılma riski taşıyor. Özellikle aşılama oranlarının düşük olduğu ülkelerde salgınların başlaması muhtemel. Avrupa'da da benzer şekilde kızamık vakaları artışta; DSÖ Avrupa Bölgesi, 2023'te 58.000 vaka bildirdi. Bu durum, küresel aşılama programlarının güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. ABD'deki siyasi tartışmalar, uluslararası işbirliğini zayıflatabilir ve küresel salgın hazırlığını olumsuz etkileyebilir.
Salgının ekonomiye etkisi de sınırlı değil. Okulların kapanması, işgücü kaybı ve sağlık harcamalarındaki artış, ekonomik maliyeti yükseltiyor. CDC, her kızamık vakasının ortalama 10.000 ila 20.000 dolar arasında maliyete yol açtığını tahmin ediyor. 3.000'den fazla vaka göz önüne alındığında toplam maliyet milyonlarca doları bulabilir. Ayrıca, salgın nedeniyle bazı ülkeler ABD'ye seyahat kısıtlaması getirebilir; bu da ticaret ve turizmi olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'deki kızamık salgınını yakından takip etmeli. Türkiye'de aşılama oranları yüksek olsa da, küresel hareketlilik nedeniyle ithal vakalar görülebilir. Sağlık Bakanlığı'nın surveylans sistemini güçlendirmesi ve halkı aşı konusunda bilinçlendirmesi kritik. Ayrıca, ABD ile sağlık alanındaki işbirliği ve bilgi paylaşımı, salgının yayılımını önlemede önemli. Türkiye, DSÖ çerçevesinde küresel aşılama programlarına katkı sağlayarak bölgesel liderlik gösterebilir. Ekonomik açıdan, ABD'deki salgının turizm ve ticaret üzerinden dolaylı etkileri olabilir; ancak doğrudan bir tehdit şu an için düşük.