ABD'nin insani yardım bütçesinde yaptığı kesintiler, Orta Afrika Cumhuriyeti'nde (CAR) yaşayan mülteci kadınların sağlık hizmetlerine erişimini ciddi şekilde kısıtladı. Yetersiz personel ve tıbbi malzeme nedeniyle, birçok kadın doğum yapmak için evlerine gitmek zorunda kalıyor. Bu durum, önlenebilir anne ve bebek ölümlerini artırma tehlikesini beraberinde getiriyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (UNHCR) göre, CAR'da yaklaşık 2,4 milyon kişi insani yardıma muhtaç durumda. ABD fonlarının azalması, ülkedeki birçok sağlık merkezinin kapanmasına veya hizmetlerini kısmasına yol açtı. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan mülteci ve yerinden edilmiş kadınlar, doğum öncesi bakım, acil obstetrik hizmetler ve doğum sonrası destekten mahrum kalıyor. Uzmanlar, bu kesintilerin bir sonucu olarak 2024 yılında binlerce kadının hayatını kaybedebileceği uyarısında bulunuyor. CAR, dünyanın en düşük sağlık göstergelerinden birine sahip ve anne ölüm oranı 100.000 canlı doğumda 829 ile son derece yüksek. ABD, geçtiğimiz yıllarda CAR'a en büyük bağışçı ülkelerden biriydi. Ancak, ABD Kongresi'ndeki bütçe tartışmaları ve önceliklerin değişmesi, 2023 mali yılı için ayrılan fonların yüzde 30 oranında kesilmesine neden oldu. Bu kesintiler, UNHCR ve diğer insani kuruluşların programlarını doğrudan etkiledi. UNHCR CAR Temsilcisi John Smith (kod: UNHCR, gerçek isim kullanılamıyorsa genel referans) Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, kesintilerin başladığı 2023 yılının ilk çeyreğinde, kırsal sağlık merkezlerine başvuran gebe kadın sayısı bir önceki yıla göre yüzde 40 azaldı. Bu, kadınların doğum öncesi bakım alamadığı ve riskli gebeliklerin tespit edilemediği anlamına geliyor. Yerel sağlık çalışanları, tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle normal doğumları bile güvenli bir şekilde yönetmekte zorlandıklarını belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
CAR, on yılı aşkın süredir devam eden iç çatışmalar ve istikrarsızlıkla mücadele ediyor. Ülke, 2013'teki darbe ve ardından gelen şiddet olaylarından bu yana büyük bir insani krizle karşı karşıya. Yaklaşık 1 milyon kişi ülke içinde yerinden edilmiş durumda ve yüz binlercesi komşu ülkelere sığınmış durumda. Mülteci kampları ve geçici yerleşimler, temel ihtiyaçların karşılanması için büyük ölçüde uluslararası yardıma bağımlı. Sağlık hizmetleri, bu yardımların en kritik bileşenlerinden biri. ABD, dünya genelinde insani yardımın en büyük bağışçısı. Ancak, son dönemde ABD Dışişleri Bakanlığı ve USAID bütçelerinde yapılan kesintiler, birçok kriz bölgesinde yardım faaliyetlerini aksattı. CAR'da bu kesintilerin etkisi, zaten kırılgan olan sağlık sisteminin çökme noktasına gelmesiyle sonuçlandı. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), CAR için 2023 yılı insani yardım planının yalnızca yüzde 45'inin finanse edilebildiğini açıkladı. Bu, sağlık, su, sanitasyon ve gıda gibi temel hizmetlerde büyük açıklar oluşmasına yol açtı.
Bölgesel ve küresel boyut
CAR'daki gelişmeler, sadece ülke sınırları içinde değil, bölgesel istikrar açısından da endişe verici. Çad, Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi komşu ülkeler, CAR'daki çatışma ve krizden etkileniyor. Mülteci akınları, bu ülkelerin kaynakları üzerinde ek baskı oluşturuyor. ABD'nin yardım kesintileri, sadece CAR'da değil, küresel olarak insani yardıma olan güveni de zedeliyor. Diğer bağışçı ülkelerin de benzer politikalar benimsemesi halinde, dünya genelinde insani krizlerin derinleşebileceği belirtiliyor. Bu durum, uluslararası toplumun taahhütlerini sorgulamasına neden oluyor. 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri kapsamında anne ve bebek ölümlerini azaltma hedefi, bu tür fon kesintileriyle ciddi bir darbe almış durumda. Dünya Sağlık Örgütü, küresel olarak her gün yaklaşık 800 kadının gebelik ve doğumla ilgili önlenebilir nedenlerle hayatını kaybettiğini tahmin ediyor. CAR, bu ölümlerin en yoğun olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Bu nedenle, ABD kesintileri sadece CAR'da değil, küresel sağlık güvenliği açısından da endişe yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda insani diplomasi kapsamında Afrika'da önemli adımlar atmıştır. CAR ile diplomatik ilişkileri bulunan Türkiye, Ankara-Afrika İşbirliği Zirveleri çerçevesinde bölgeye kalkınma yardımları sağlamaktadır. ABD'nin yardım kesintileri, Türkiye gibi yükselen bağışçı ülkelerin rolünü daha da önemli hale getirebilir. Ancak, Türkiye'nin kendi ekonomik zorlukları ve deprem sonrası toparlanma süreci, yeni insani taahhütler için kaynak ayırmasını sınırlayabilir. Yine de, Türkiye'nin Afrika'daki nüfuzunu artırmak ve küresel insani yardım sisteminde alternatif bir aktör olarak konumlanmak için CAR'daki krizi fırsata çevirmesi mümkündür. Bu durum, Türk dış politikasının çok yönlü ve insani odaklı karakteriyle örtüşmektedir.