ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile aylardır süren gerginliğin ardından Beyaz Saray'a istifasını sundu. Konuya yakın bir kaynak, Reuters'a yaptığı açıklamada, Driscoll'un istifasının 31 Ağustos'ta kabul edildiğini doğruladı. Bu gelişme, ABD Savunma Bakanlığı'nda (Pentagon) üst düzey bir yetkilinin, yönetim içi çekişmeler sonucu görevden ayrılması olarak dikkat çekiyor. Driscoll'un istifasının, Savunma Bakanı Hegseth'in ordu üzerindeki etkisini artırma çabaları ve Driscoll'un bu politikalara karşı çıkması nedeniyle yaşandığı belirtiliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Dan Driscoll, Ocak 2025'te göreve başlamış ve kısa sürede ordunun modernizasyonu ve personel politikaları konusunda aktif bir profil çizmişti. Ancak, Savunma Bakanı Pete Hegseth ile özellikle bütçe tahsisatı, ordu personel sayısı ve savunma stratejisi konularında görüş ayrılıkları yaşadığı biliniyordu. Kaynaklar, Driscoll'un, ordunun mevcut yapısının korunması ve personel haklarının iyileştirilmesi yönündeki tavrının, Hegseth'in küçülme ve yeniden yapılanma planlarıyla çatıştığını ifade ediyor.
Pentagon içindeki gerilim, Driscoll'un bazı askeri yetkilileri koruma çabaları ve Hegseth'in sivil-asker ilişkilerinde daha agresif bir tutum izlemesiyle daha da derinleşti. Driscoll'un, özellikle ordudaki cinsel taciz vakalarına yönelik reform talepleri ve askeri adalet sistemindeki değişiklik önerileri, Hegseth tarafından 'aşırı' bulunarak reddedilmişti. Bu durum, Driscoll'un Beyaz Saray nezdinde yalnız kalmasına neden oldu.
İstifanın kamuoyuna duyurulmasının ardından, Pentagon sözcüsü yazılı bir açıklama yaparak, Bakan Hegseth'in Driscoll'a hizmetleri için teşekkür ettiğini ve yeni bir Kara Kuvvetleri Bakanı atanana kadar görevi vekaleten yürütecek kişinin belirleneceğini duyurdu. Ancak, bu açıklama istifanın ardındaki gerilimi tam olarak yansıtmıyor. Zira, Driscoll'un ayrılışı, yönetimin savunma politikalarında bir iç çekişmenin dışa yansıması olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu istifa, ABD'nin savunma yönetimindeki istikrarsızlığın bir göstergesi olarak uluslararası kamuoyunda yankı buldu. Özellikle, ABD'nin Asya-Pasifik bölgesindeki angajmanları ve NATO müttefikleriyle ilişkileri göz önüne alındığında, Kara Kuvvetleri Bakanlığı gibi kritik bir pozisyondaki değişikliğin, ABD'nin küresel askeri duruşunda belirsizliklere yol açabileceği değerlendiriliyor. Uzmanlar, Driscoll'un istifasının, ordunun modernizasyon projelerini ve personel politikalarını olumsuz etkileyebileceğini, bu durumun da ABD'nin Çin ve Rusya gibi rakipleri karşısındaki konumunu zayıflatabileceğini belirtiyor.
Öte yandan, bu tür üst düzey istifaların, ABD yönetiminin iç siyasi dengeleri üzerinde de etkili olması bekleniyor. Kongre'deki bazı üyeler, Driscoll'un ayrılışını, Savunma Bakanı Hegseth'in yönetim tarzına yönelik bir eleştiri olarak değerlendirirken, diğerleri bunun doğal bir yönetim değişikliği olduğunu savunuyor. Ancak, istifanın zamanlaması, ABD'nin 2026 bütçe görüşmeleri öncesinde savunma harcamalarına ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir döneme denk gelmesi nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin savunma politikalarındaki bu tür yönetim değişikliklerini yakından izliyor. Driscoll'un istifası, özellikle ABD-Türkiye ilişkilerinde savunma sanayii iş birlikleri ve F-35 programı gibi konularda yaşanan hassas süreçler göz önüne alındığında, Pentagon'daki karar alma mekanizmalarında yeni bir belirsizlik yaratabilir. Bununla birlikte, istifanın doğrudan Türkiye'ye yönelik bir politika değişikliğine işaret etmediği, ancak ABD'nin savunma yönetimindeki istikrarsızlığın müttefikler arası güveni zayıflatabileceği değerlendiriliyor. Türkiye'nin, bu süreçte NATO içindeki konumunu ve savunma iş birliklerini gözden geçirmesi bekleniyor.