Küresel piyasalar, bugün açıklanacak kritik ABD tarım dışı istihdam verisi öncesinde temkinli bir seyir izlerken, dolar yatay bir görünüm sergiliyor ve borsa endeksleri karışık bir performans ortaya koyuyor. Öte yandan, Basra Körfezi'nde artan jeopolitik gerilimler, petrol fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. Yatırımcılar, Federal Rezerv'in (Fed) faiz politikasına yön verecek veriyi beklerken, Ortadoğu'daki gelişmeler de enerji piyasasını etkilemeye devam ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Asya borsalarında açılışlar karışık bir seyir izledi. Japonya'nın Nikkei 225 endeksi, ABD'nin tarım dışı istihdam verisinin açıklanacağı haftanın son gününde yatırımcıların ihtiyatlı olmasıyla birlikte hafif bir düşüş yaşarken, Güney Kore'nin KOSPI endeksi ve Avustralya'nın S&P/ASX 200 endeksi sınırlı kazançlarla işlem görüyor. Çin anakarasındaki piyasalar, ticaret verilerinin ardından yatay bir seyir izliyor. Hong Kong'da Hang Seng endeksi ise teknoloji hisselerindeki toparlanmayla birlikte yükseldi.
Dolar endeksi, yatırımcıların Fed'in ilk faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin beklentilerini şekillendirecek istihdam verisini beklemesiyle birlikte 105 seviyesinin hemen altında yatay bir seyir izliyor. Piyasalar, Fed'in Eylül ayında faiz indirimine gitme ihtimalini yüzde 68 olarak fiyatlıyor; ancak verilerin beklentilerden güçlü gelmesi durumunda bu oranın azalabileceği, zayıf gelmesi durumunda ise artabileceği belirtiliyor. EUR/USD paritesi sakin bir seyir izlerken, yatırımcılar Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) önümüzdeki hafta yapacağı toplantıya odaklanmış durumda.
Jeopolitik Gerilimler ve Petrol Piyasası
Petrol fiyatları, İran ve İsrail arasında artan gerginliğin ardından yükselişini sürdürüyor. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,6 artışla 82 doların üzerine çıkarken, West Texas Intermediate (WTI) türü ham petrol de 78 dolara yaklaştı. İsrail'in Lübnan'daki Hizbullah hedeflerine yönelik hava saldırıları ve İran'ın Suriye'deki tesislerinin vurulduğuna dair haberler, bölgede gerilimin artacağı endişelerini beraberinde getiriyor. Ayrıca, Husi isyancıların Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırılarının devam etmesi, arz güvenliğine ilişkin riskleri artırıyor.
Petrol piyasalarında ayrıca OPEC+'ın üretim kararları da yakından takip ediliyor. Suudi Arabistan ve Rusya'nın öncülüğündeki grubun, önümüzdeki ay yapılacak toplantıda üretim kotalarını revize edip etmeyeceği belirsizliğini korurken, analistler arz tarafındaki kısıntıların sürebileceği görüşünde. Morgan Stanley analistleri, Körfez'de artan jeopolitik risklerin petrol fiyatlarına prim olarak yansıdığını ve bu durumun Brent petrolü yıl sonuna kadar 85 dolar seviyelerinde tutabileceğini öngörüyor.
Küresel Piyasalarda Beklentiler
ABD'de tarım dışı istihdamın Mayıs ayında 185 bin kişi artması beklenirken, işsizlik oranının yüzde 3,9'da sabit kalması öngörülüyor. Ücret artışlarının da aylık bazda yüzde 0,3 ile yatay kalması bekleniyor. Bu veriler, ekonominin soğumakta olduğu sinyali verirken, istihdam piyasasındaki güçlü görünümün faiz indirimi için daha fazla beklemek gerektiğine işaret etmesi durumunda piyasalarda oynaklık artabilir.
Avrupa'da da Merkez Bankası toplantısı öncesinde temkinli bir hava hakim. Avrupa borsaları, yatırımcıların kritik veri ve toplantı öncesi pozisyon almaktan kaçınmasıyla birlikte haftanın son işlem gününe düşüşle başladı. ECB'nin Perşembe günü yapacağı toplantıda faiz oranlarını ilk kez düşürmesi bekleniyor; ancak tahvil piyasaları, gevşeme döngüsünün hızına ilişkin belirsizlikler nedeniyle temkinli. ABD'de ise Hazine tahvil getirilerinde sınırlı bir artış görülüyor: 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,55 seviyesinde.
Altın fiyatları, güçlenen dolar ve yükselen tahvil getirilerinin etkisiyle ons başına 2,300 doların altına gerileyerek bir haftanın en düşük seviyesine indi. Ancak analistler, jeopolitik riskler ve merkez bankalarının alımları sayesinde altının destek bulmaya devam edeceğini belirtiyor. Gümüş ise yüzde 1'in üzerinde değer kaybetti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler, Türkiye ekonomisi açısından birkaç önemli başlık ortaya çıkarıyor. Öncelikle, ABD istihdam verisi ve Fed'in faiz kararı, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde doğrudan etkili. Güçlü dolar ve yüksek ABD faizleri, Türk lirası üzerinde baskı oluşturabilir ve enflasyonla mücadele eden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz politikasını zorlaştırabilir. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki istikrar, Türkiye'nin enerji ithalatı faturası ve cari açık dengesi için kritik. Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin artması ve petrol fiyatlarının yüksek seyri, Türkiye'nin enerji maliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Bununla birlikte, Körfez bölgesindeki ticari ilişkiler ve enerji anlaşmaları göz önüne alındığında, Türkiye'nin bölgedeki istikrara verdiği önem, bu gelişmeleri yakından takip etmesini gerektiriyor.