ABD'de bu hafta açıklanacak istihdam verileri, Federal Reserve (Fed) yetkilileri üzerindeki baskıyı daha da artırabilir. Financial Times'ın 'Piyasa Soruları' bültenine göre, yatırımcılar özellikle tarım dışı istihdam, işsizlik oranı ve ortalama saatlik kazançlardaki değişimi yakından takip ediyor. Fed'in faiz kararlarını şekillendiren bu veriler, enflasyonla mücadelede kritik bir eşikte bulunuyor.
İstihdam Verileri Neden Önemli?
ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanacak veriler, işgücü piyasasının sıcaklığını gösterecek. Son dönemde işgücü piyasasında soğuma işaretleri görülse de, istihdam artışı hâlâ güçlü seyrediyor. Fed Başkanı Jerome Powell ve diğer yetkililer, enflasyonun %2 hedefine dönmesi için işgücü piyasasında dengelenme olması gerektiğini vurguluyor. Ancak aşırı sıkılaşma resesyon riskini de beraberinde getiriyor.
Piyasa beklentileri, tarım dışı istihdam artışının önceki aya kıyasla yavaşlayabileceğine işaret ediyor. İşsizlik oranının ise tarihsel olarak düşük seviyelerde kalması bekleniyor. Ortalama saatlik kazançlardaki artış, ücret kaynaklı enflasyon baskısı açısından kritik. Eğer ücretler hızlı artmaya devam ederse, Fed'in faiz indirimlerini ertelemesi gündeme gelebilir.
Fed'in İkilemi: Enflasyon mu, Resesyon mu?
Fed, 2022'den bu yana politika faizini agresif şekilde artırarak 5,25-5,50 aralığına çıkardı. Bu sıkılaşma döngüsünün sonuna gelindiği düşünülüyor ancak faiz indirimi zamanlaması belirsizliğini koruyor. Bazı Fed yetkilileri, enflasyonun inatçı seyretmesi halinde faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceğini belirtiyor. Diğerleri ise ekonomik yavaşlama sinyalleri nedeniyle indirimin gecikmemesi gerektiğini savunuyor.
Son açıklanan veriler karışık bir tablo çiziyor: Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık bazda %3'ün üzerinde seyrediyor, ancak çekirdek enflasyon yavaşlıyor. Perakende satışlar ve sanayi üretimi ise ılımlı bir büyümeye işaret ediyor. Bu ortamda istihdam verileri, Fed'in 'yumuşak iniş' hedefini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini gösterecek.
Piyasaların Beklentisi ve Olası Senaryolar
Piyasa fiyatlamaları, Fed'in Eylül ayında faiz indirimine gitme olasılığını %60 civarında gösteriyor. Eğer istihdam verileri beklentilerden güçlü gelirse, bu olasılık düşebilir ve dolar güçlenebilir. Tahvil getirileri yükselirken, hisse senedi piyasaları baskı altında kalabilir. Zayıf veri ise faiz indirim beklentilerini güçlendirerek risk iştahını artırabilir.
Öte yandan, jeopolitik riskler ve küresel ticaret gerilimleri de Fed'in manevra alanını daraltıyor. ABD-Çin ticaret savaşları, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve Avrupa'daki ekonomik yavaşlama, Fed'in kararlarını etkileyen dış faktörler arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD istihdam verileri ve Fed'in faiz politikası, Türkiye ekonomisi için doğrudan sonuçlar doğuruyor. Fed'in faiz indirimine gitmesi durumunda küresel risk iştahı artabilir ve gelişmekte olan ülkelere sermaye akışı hızlanabilir. Bu, Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletebilir ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz politikasında daha fazla esneklik sağlayabilir. Ayrıca, ABD'deki güçlü istihdam verileri doları destekleyerek ithalat maliyetlerini artırabilir ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturabilir. Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki talep koşulları da ABD ekonomisinin seyrine bağlı.