ABD işgücü piyasası, yaz aylarına bir ay öncesine göre daha düşük bir ivmeyle girdi. Temmuz ayı istihdam raporu ekonominin görünümüne dair soru işaretlerini artırdı. Söz konusu gelişme, resesyon endişelerinin yeniden gündeme gelmesine neden olurken, piyasalar Merkez Bankası'nın (Fed) gelecek adımlarına odaklandı.
İstihdam verileri beklentilerin altında kaldı
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, temmuz ayında tarım dışı istihdam 150 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin (200 bin) oldukça altında gerçekleşti. İşsizlik oranı ise yüzde 3.7'den yüzde 3.8'e yükseldi. Özellikle perakende, ulaştırma ve finans sektörlerinde istihdam kayıpları dikkat çekti. Sağlık ve eğitim sektörleri ise sınırlı da olsa istihdam yaratmaya devam etti. Ücret artışları da yavaşlayarak yıllık bazda yüzde 4.1'den yüzde 4.0'a geriledi.
Uzmanlar, verilerin işgücü piyasasında bir soğuma sinyali verdiğini belirtiyor. Fed'in faiz artırım döngüsünün ardından ekonominin yavaşladığına dair işaretlerin giderek güçlendiğini ifade eden analistler, yılın geri kalanında istihdam artışının daha da yavaşlayabileceğini öngörüyor. Ancak yine de işgücü piyasasının tarihsel standartlara göre hala güçlü olduğu vurgulanıyor.
Küresel piyasalar ve ekonomiye yansımaları
ABD ekonomisindeki yavaşlama sinyalleri, küresel piyasalarda dalgalanmaya neden oldu. ABD'de tahvil faizleri gerilerken, dolar diğer para birimleri karşısında değer kaybetti. Asya ve Avrupa borsaları da ABD'deki yavaşlamanın küresel talebi olumsuz etkileyebileceği endişesiyle düşüş yaşadı. Yatırımcılar, Fed'in eylül ayı toplantısında faiz artırımına ara verme olasılığını güçlü bir şekilde fiyatlıyor. ABD'nin en büyük ticaret ortaklarından Çin ve Avrupa Birliği de ABD'deki ekonomik yavaşlamanın kendi ihracatları üzerinde baskı yaratmasından endişe ediyor.
Öte yandan, ABD'de enflasyonun hala yüzde 3'ün üzerinde seyretmesi, Fed'in faiz indirimine gitmesini zorlaştırabilir. Enflasyonla mücadele ile resesyonu önleme arasında hassas bir denge kuran Fed'in, gelecek dönemdeki para politikası kararları yakından takip edilecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için karmaşık etkiler yaratabilir. Bir yandan ABD faizlerinin daha erken düşmesi, Türkiye'ye yönelik sermaye akımlarını artırabilir ve TL'yi destekleyebilir. Diğer yandan, ABD'deki resesyon riski küresel talebi daraltarak Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, doların zayıflaması Türkiye'nin ithalat maliyetini düşürse de, enerji ve emtia fiyatlarındaki olası düşüş cari açık üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Ancak, resesyonun derinleşmesi halinde küresel risk iştahındaki azalma Türkiye gibi kırılgan ekonomileri daha fazla etkileyebilir.