Kaliforniya'da eyalet senatörü Aisha Wahab, İsrail yanlısı grupların milyonlarca dolarlık dış harcamasına rağmen özel seçimde zafer kazanarak, son dönemde ilerici adayların dış müdahalelere karşı kazandığı en dikkat çekici başarılardan birine imza attı. 5 Mart'ta yapılan seçimde Wahab, Amerikan-İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) ve diğer İsrail yanlısı kuruluşların yoğun kampanyalarına rağmen koltuğunu korumayı başardı.
Seçim Süreci ve Wahab'ın Zaferi
Wahab, 2022'de ilk kez seçildiği Kaliforniya Senatosu'ndaki 10. Bölge koltuğu için yapılan yarışta, Cumhuriyetçi adayı ve eski Fremont Belediye Başkanı Lily Mei'yi geride bıraktı. Kesin olmayan sonuçlara göre Wahab oyların yaklaşık yüzde 58'ini alırken, Mei yüzde 42'de kaldı. Bu sonuç, Wahab'ın ilerici tabandaki popülaritesini ve seçmenlerin dış müdahalelere olan tepkisini gözler önüne serdi.
İsrail yanlısı grupların seçim sürecinde Wahab'ın karşıtı adayı desteklemek için 3,6 milyon dolar harcadığı bildirildi. Bu harcamalar arasında dijital reklamlar, posta kampanyaları ve seçim anketleri yer aldı. Ancak bu çaba, Wahab'ın yerel seçmenlerle kurduğu güçlü bağların ve ilerici politikalarının önüne geçemedi.
Wahab, seçim zaferinin ardından yaptığı açıklamada, "Bu zafer, Kaliforniya seçmenlerinin dış müdahalelere değil, topluluklarına hizmet eden gerçek liderlere değer verdiğini gösteriyor" dedi. Ayrıca, İsrail-Filistin politikalarındaki tutumu nedeniyle hedef alındığını, ancak bu baskılara boyun eğmeyeceğini vurguladı.
Bölgesel ve Ulusal Etkiler
Wahab'ın zaferi, ABD'de İsrail yanlısı lobi gruplarının etkisinin sorgulandığı bir dönemde geldi. Özellikle Gazze'deki çatışmaların ardından, ilerici Demokratlar arasında İsrail'in politikalarına yönelik eleştiriler artarken, AIPAC gibi grupların seçim harcamaları tartışma konusu olmaya devam ediyor. Wahab, seçim kampanyasında İsrail'e koşulsuz desteğe karşı çıkmış ve iki devletli çözümü savunmuştu.
Bu sonuç, yalnızca Kaliforniya için değil, ulusal düzeyde de önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Siyasi analistlere göre, ilerici adayların dış finansmana rağmen kazanması, İsrail yanlısı lobinin mali gücünün her zaman seçim kazandırmadığını gösteriyor. Benzer bir durum, 2022'de New York'ta İsrail yanlısı grupların hedef aldığı Jamaal Bowman ve Cori Bush'un ön seçimlerden zaferle çıkmasında da yaşanmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki bu gelişme, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli bir gösterge niteliğinde. İsrail yanlısı lobi gruplarının seçimlerdeki etkisinin azalması, ABD'nin Orta Doğu politikalarında daha dengeli bir yaklaşımın benimsenmesine kapı aralayabilir. Türkiye'nin özellikle Filistin meselesinde savunduğu iki devletli çözümün, ABD Kongresi'nde daha fazla destek bulması, Ankara'nın uluslararası platformlardaki elini güçlendirebilir. Ancak bu, kısa vadede ABD dış politikasında köklü bir değişiklik beklemek için erken. Yine de, ilerici seslerin güçlenmesi, gelecekte İsrail'e koşulsuz destek politikalarının sorgulanmasına ve bölgesel dinamiklerin yumuşamasına katkı sağlayabilir.