ABD Temsilciler Meclisi, 1,15 trilyon dolarlık Pentagon bütçesini onaylarken, İsrail ile ABD savunma teknolojilerinin entegrasyonunu öngören tartışmalı bir maddeyi de kabul etti. Cumhuriyetçi Parti'li Temsilci Thomas Massie, söz konusu düzenlemeyi 'tehlikeli' ve 'tek taraflı' olarak nitelendirerek bütçeden çıkarılması için önerge vermiş, ancak önergesi reddedilmişti. Massie, düzenlemenin ABD'nin çıkarlarına değil, İsrail'in çıkarlarına hizmet ettiğini savunuyor. Bütçe, 14 Haziran'da yapılan oylamada 217-199 kabul edildi.
Tartışmalı Madde ve Muhalefet
Massie, 'İsrail'in Savunma Teknolojileri Entegrasyonu' başlıklı maddenin, ABD askeri kaynaklarının İsrail'e aktarılmasına yol açabileceği uyarısında bulundu. Madde, İsrail savunma sistemlerinin ABD sistemleriyle uyumlu hale getirilmesini ve ortak geliştirme projelerini teşvik ediyor. Massie, bu durumun ABD'nin teknolojik üstünlüğünü zayıflatacağını ve İsrail'e karşı eleştirel pozisyon almayı zorlaştıracağını belirtti. Ancak bütçe komitesi, düzenlemenin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı güçlendireceği gerekçesiyle önergeyi reddetti. Bütçe görüşmeleri sırasında Massie'nin itirazı, özellikle ilerici kanattan bazı isimlerin de desteğini alsa da, yeterli oy toplayamadı.
Küresel ve Bölgesel Boyut
İsrail ile ABD arasındaki savunma teknolojisi entegrasyonu, özellikle İran'ın nükleer programı ve bölgesel güvenlik dinamikleri bağlamında önem taşıyor. İsrail, yıllardır ABD'den F-35 savaş uçakları ve Iron Dome hava savunma sistemi gibi kritik teknolojiler alırken, bu yeni düzenleme ile iki ülkenin savunma sanayileri daha da iç içe geçecek. Uzmanlar, bu durumun ABD'nin Ortadoğu'da İsrail'e verdiği desteği daha da derinleştireceğini ve bölgede dengeleri etkileyebileceğini belirtiyor. Öte yandan, düzenleme ABD içinde iki partili geleneksel İsrail desteğinin devamı olarak görülse de, Massie gibi isimlerin çıkışı, bu desteğin sorgulanmaya başladığının işareti olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İsrail savunma teknolojisi entegrasyonu, Türkiye'nin bölgesel güvenlik hesapları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. İsrail'in askeri kabiliyetlerinin artması, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve Kıbrıs meselesi gibi konularda Türkiye'nin elini zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin bu entegrasyonla İsrail'e sağladığı teknolojik avantaj, Türkiye'nin Milli Muharip Uçak KAAN ve diğer yerli savunma projelerinde uluslararası işbirliği arayışlarını da etkileyebilir. Ankara, Washington ile savunma alanındaki işbirliğini geliştirmeye çalışırken, bu tür düzenlemeler Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru olarak öne çıkabilir. Özellikle S-400 krizi sonrası F-35 programından çıkarılan Türkiye, benzer bir entegrasyon mekanizmasının dışında kalmış durumda.