ABD Çalışma Bakanlığı (DOL), eyalet yönetimlerine işsizlik sigortası programlarındaki dolandırıcılık, israf ve suistimalle mücadele etmeleri için net bir uyarıda bulundu. Bakanlık, bu konuda yeterli önlem almayan eyaletlerin federal fonlardan mahrum bırakılabileceğini veya para cezalarıyla karşılaşabileceğini açıkladı. Karar, özellikle COVID-19 salgını sırasında patlayan sahte başvuruların ardından geldi.
Arka plan: Salgın döneminde tırmanan dolandırıcılık
2020-2021 döneminde, milyonlarca Amerikalı işsizlik maaşı almak için başvuruda bulundu. Ancak bu süreçte örgütlü suç grupları, çalıntı kimlik bilgileriyle sahte başvurular yaparak milyarlarca doları zimmetine geçirdi. ABD Hükümet Sorumluluk Ofisi (GAO), sadece pandemi yardımlarında 60 milyar doların üzerinde dolandırıcılık tespit etti.
DOL, eyaletlerin bu tür sahtekarlıkları önlemek için veri doğrulama sistemlerini güçlendirmesini ve başvuru süreçlerinde çapraz kontroller yapmasını istiyor. Ayrıca, eski pandemi yardımlarından kalan ve eyaletlerin elinde bekleyen fonların doğru kullanılmasını denetleyecek. Bakanlık, bu önlemlerin sadece gelecekteki projeleri değil, geçmişteki hataları da düzelteceğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Federal otoritenin sınanması
Bu adım, eyaletlerle federal hükümet arasında işsizlik sigortası yönetimi konusundaki gerilimi tırmandırabilir. Birçok Cumhuriyetçi eyalet yöneticisi, federal müdahaleyi ‘aşırı yetki gaspi’ olarak nitelendiriyor. Öte yandan, işsizlik yardımları sosyal güvenlik ağının önemli bir parçası olduğu için bu alandaki yolsuzlukların bastırılması, kamu güvenini yeniden tesis etmek için kritik görülüyor.
Uluslararası düzeyde, ABD’deki bu uygulama diğer ülkeler için de bir model teşkil edebilir. Özellikle gelişmiş ekonomilerde pandemi sonrası işsizlik sigortası sistemlerinde açık reform ihtiyacı var. ABD deneyimi, merkezi otoritenin yerel birimler üzerinde nasıl bir kontrol mekanizması kurabileceğine dair örnek sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de de pandemi döneminde İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapılan ödemeler artmış ve bazı usulsüzlük iddiaları gündeme gelmişti. ABD’nin aldığı bu sıkı tedbirler, Türkiye’de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve İŞKUR tarafından uygulanan benzer sistemler için de önemli bir referans oluşturabilir. Dolandırıcılıkla mücadelede veri paylaşımı ve otomatik doğrulama sistemlerinin güçlendirilmesi, Türkiye’nin sosyal yardım mekanizmalarının etkinliğini artırabilir. Ayrıca, bu tür federal-yerel yönetim gerilimleri Türkiye’deki merkeziyetçi yapıyla karşılaştırıldığında, yerel yönetimlerin mali özerkliği konusunda tartışmalara ışık tutabilir.