ABD ve İran arasında imzalanan tarihi barış anlaşmasının ayrıntıları ortaya çıktı. 14 maddelik mutabakat metnini yayımlayan Beyaz Saray, anlaşmanın dünya ekonomisini büyük bir buhrandan kurtardığını savunurken, Tahran’a önemli tavizler verildiği de belirtiliyor. Başkan Donald Trump, anlaşmayı “mükemmel bir anlaşma” olarak nitelendirirken, üst düzey yetkililer ‘büyük zafer’ iddiasında bulunuyor.
Anlaşmanın arka planı: 14 maddelik yol haritası
Beyaz Saray tarafından yayımlanan 14 maddelik mutabakat metni, İran’ın nükleer programının sınırlandırılmasından bölgesel güvenlik düzenlemelerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Anlaşma kapsamında İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini %3.67 ile sınırlandırmayı, uluslararası denetimlere izin vermeyi ve balistik füze programını dondurmayı kabul ediyor. Buna karşılık ABD, İran’a yönelik ekonomik yaptırımları kademeli olarak kaldırmayı, petrol ihracatına izin vermeyi ve İran’ın bölgesel etkisini tanımayı taahhüt ediyor. Anlaşma, İran’ın Lübnan’daki Hizbullah ve Yemen’deki Husilerle ilişkisini de düzenleyen gizli ek protokoller içeriyor.
Anlaşma müzakereleri, geçtiğimiz yıl içerisinde Umman ve İsviçre’nin arabuluculuğunda yürütülmüş, son aşamada ise Rusya ve Çin’in de dahil olduğu çok taraflı görüşmelerle nihai hale getirilmişti. Trump yönetimi, anlaşmanın “müthiş bir başarı” olduğunu vurgularken, özellikle İran’ın nükleer silah elde etmesini engelleyecek maddelerin altını çiziyor.
Anlaşmanın bölgesel ve küresel boyutu
ABD ile İran arasında varılan barış anlaşması, Ortadoğu’da uzun zamandır beklenen bir normalleşme umudunu beraberinde getirdi. Anlaşma, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri tarafından temkinli bir iyimserlikle karşılanırken, İsrail anlaşmaya karşı çekincelerini dile getirdi. Netanyahu hükümeti, İran’ın nükleer tesislerini tamamen sökmediği gerekçesiyle anlaşmayı “kötü bir anlaşma” olarak nitelendirdi. Buna karşılık, Avrupa Birliği anlaşmayı memnuniyetle karşılarken, Rusya ve Çin anlaşmanın “Ortadoğu’da istikrar için önemli bir adım” olduğunu belirtti. Küresel piyasalarda ise anlaşma haberiyle petrol fiyatlarında sert düşüş yaşanırken, borsalar yükselişe geçti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşması, Türkiye’nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrarı açısından kritik öneme sahip. Anlaşma, İran’a yönelik yaptırımların hafiflemesiyle Türkiye’nin İran’dan doğalgaz ve petrol ithalatını artırabileceği anlamına geliyor. Ayrıca bölgesel gerilimlerin azalması, Türkiye’nin Suriye, Irak ve Lübnan’daki politika alanını genişletebilir. Ancak anlaşmanın gizli ek protokollerinde İran’ın bölgesel nüfuz alanı tanınırsa, bu durum Türkiye’nin kuzey Irak ve Suriye’deki operasyonel sahasını daraltabilir. Ayrıca İsrail’in anlaşmaya karşı çıkışı, bölgede yeni bir kutuplaşma riskini beraberinde getirebilir. Türkiye, bu dengeyi gözeterek hem enerji iş birliğini hem de kendi güvenlik kaygılarını korumalı.