ABD ile İran arasında yeniden alevlenme riski taşıyan bir çatışma, Avrupa’nın en savunmasız anında silah stoklarını tüketmesine neden olabilir. Newsweek’e konuşan bir Avrupa güvenlik uzmanı, “Risk, Rusya’nın bu fırsat penceresinden yararlanmasıdır” uyarısında bulundu. Analistlere göre, olası bir ABD-İran savaşı, Amerikan savunma sanayiinin kapasitesini İran’a odaklamasına ve Avrupa’ya yönelik askeri sevkiyatların gecikmesine yol açacak. Bu durum, Ukrayna savaşı nedeniyle zaten zorlanan Avrupa ordularını, Rusya’nın olası bir saldırısına karşı kritik bir dönemde silahsız bırakabilir.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle son aylarda yeniden tırmanışa geçti. Washington, Tahran’a yönelik yaptırımları sıkılaştırırken, İran da Körfez’deki ABD varlığına karşı misilleme tehditlerini artırdı. Uzmanlar, tam ölçekli bir savaşın Amerikan savunma sanayiini devreye sokacağını ve bu süreçte Avrupa’ya yapılan F-35, Patriot ve mühimmat sevkiyatlarının ertelenebileceğini belirtiyor.
Newsweek’in haberine göre, Avrupa ülkeleri Ukrayna’ya yaptıkları askeri yardımlar nedeniyle kendi stoklarını önemli ölçüde tüketmiş durumda. Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeler, savunma harcamalarını artırsa da, endüstriyel kapasiteleri hâlâ talebi karşılamaktan uzak. Bir NATO kaynağı, “Avrupa’nın bir yandan Ukrayna’yı desteklerken, bir yandan da kendi savunmasını güçlendirmesi imkânsız” ifadesini kullandı.
Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta yıpranmasına rağmen, Moskova’nın hâlâ büyük bir konvansiyonel güce sahip olduğu vurgulanıyor. Özellikle Baltık ülkeleri ve Polonya, Rusya’nın kısa sürede bir saldırı başlatabileceği endişesini taşıyor. Avrupa’nın elindeki sınırlı kaynakların İran cephesine kayması, bu ülkeleri savunmasız bırakabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran savaşının Avrupa’nın güvenlik mimarisi üzerinde doğrudan etkileri olması bekleniyor. NATO’nun caydırıcılık kapasitesi, Amerikan takviyelerine bağımlı olduğu için, bu takviyelerin gecikmesi ittifakın doğu kanadını zayıflatacak. Aynı zamanda, Avrupa Birliği’nin savunma özerkliği tartışmaları yeniden alevlenebilir.
Orta Doğu’da ise, geniş çaplı bir çatışma bölgesel dengeleri altüst edebilir. İran’ın müttefiki gruplar (Hizbullah, Husiler vb.) ABD ve müttefiklerine karşı harekete geçebilir; bu da enerji fiyatlarında dalgalanmaya yol açabilir. Avrupa, enerji arz güvenliği açısından Körfez’e bağımlı olduğu için bu krizden doğrudan etkilenecektir.
Uzmanlar, Rusya’nın bu tablodan en kârlı çıkan ülke olabileceğini söylüyor. Moskova, ABD’nin dikkatinin İran’a kaymasını fırsat bilerek Ukrayna’da ilerlemeye çalışabilir veya Baltık bölgesinde bir provokasyon gerçekleştirebilir. Kremlin’in, Avrupa’nın silah stoklarının tükenmesini stratejik bir avantaj olarak gördüğü belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran savaşı, Türkiye için hem risk hem de fırsatlar barındırıyor. Bir yandan, komşusu İran ile savaş, Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek bir göç dalgası ve bölgesel istikrarsızlık yaratabilir. Diğer yandan, Avrupa’nın silah sıkıntısı, Türk savunma sanayiinin (Bayraktar, ASELSAN vb.) ihracat potansiyelini artırabilir. NATO’nun doğu kanadındaki zafiyet, Türkiye’nin ittifak içindeki stratejik önemini daha da vurgulayacak; Ankara, enerji koridorları ve askeri üsleriyle kilit bir aktör haline gelecektir. Ancak, Rusya’nın bu durumu fırsata çevirme ihtimali, Karadeniz ve Suriye’de Türkiye’nin güvenlik çıkarlarını tehdit edebilir.