Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Ukrayna'nın Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarının ardından Rusya'nın petrol üretim projeksiyonlarını aşağı yönlü revize etti. Kurumdan yapılan açıklamada, Ukrayna güçlerinin ülkenin enerji tesislerini hedef alan saldırılarının Rusya'nın petrol rafinerileri ve ulaşım hatları üzerinde kalıcı hasara yol açtığı belirtildi. Bu durumun, Rus petrol üretimini 2024 ve 2025 yıllarında daha önce öngörülenden daha düşük seviyelerde bırakacağı ifade edildi.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna, savaşın seyrini değiştirmek amacıyla 2024'ün başlarından itibaren Rusya'nın derinliklerindeki enerji tesislerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarını yoğunlaştırdı. Bu saldırılar özellikle Rusya'nın güneyindeki Krasnodar Bölgesi'ndeki rafinerileri, Novorossiysk limanı yakınlarındaki petrol terminallerini ve Leningrad Oblastı'ndaki tesisleri hedef aldı. IEA'nın raporuna göre, bu saldırılar Rusya'nın günlük 500.000 varil rafinaj kapasitesini devre dışı bıraktı. Analistler, Ukrayna'nın bu stratejiyle sadece Rus ordusunun yakıt tedarikini kesmeyi değil, aynı zamanda Rusya'nın en büyük gelir kaynağı olan petrol ve doğalgaz ihracatını da baltalamayı hedeflediğini vurguluyor.
Rusya'nın petrol üretimi, savaş başlamadan önce günlük yaklaşık 11 milyon varil seviyesindeydi. Batı yaptırımları ve teknoloji kısıtlamaları nedeniyle 2023'te bu rakam 10.5 milyon varile geriledi. IEA'nın Ukrayna saldırıları öncesinde yayımladığı aylık raporda, 2024 yılı için Rus petrol üretimi beklentisi günlük 10.3 milyon varil iken, yeni projeksiyon 9.8-10.0 milyon varil aralığına çekildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Rus petrol üretimindeki bu düşüş, küresel petrol piyasalarında arz sıkışıklığı endişelerini yeniden gündeme getirdi. OPEC+ ülkeleri halihazırda gönüllü kesintiler uygularken, Rusya'nın arzındaki ek azalma Brent petrol fiyatlarını varil başına 85 doların üzerine çıkardı. Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, hâlâ yüksek seyreden enflasyonla mücadele eden gelişmekte olan ülkeler için ek bir yük oluşturuyor. IEA, Rus üretimindeki düşüşün etkilerinin yanı sıra Ukrayna'nın Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) yönelik potansiyel saldırılarının da fiyatları daha da artırabileceği uyarısında bulundu.
Bu gelişmeler yaşanırken, Avrupa Birliği'nin Rusya'dan aldığı petrol ve petrol ürünlerindeki azalma ivme kazanıyor. AB, Şubat 2023'ten itibaren Rus petrol ürünleri ithalatını yasaklamış, deniz yoluyla ham petrol ithalatı ise Aralık 2022'den beri yasak kapsamında. Ancak AB ülkeleri Orta Doğu, Afrika ve ABD'den alternatif tedarik kaynaklarına yönelerek arz güvenliğini sağlamaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın başından beri her iki tarafla da dengeli ilişkilerini korurken, enerji alanında önemli bir transit ülke ve tüketici konumunda. Rus petrol üretimindeki düşüş, Türkiye'nin İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen petrol tanker trafiğini etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Rusya'ya uygulanan yaptırımlara katılmadığı için ham petrol ve petrol ürünleri ticaretinde aracı rolü üstleniyor. Ancak Ukrayna saldırılarının Rus arzını kalıcı olarak azaltması, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini artırabilir. Ankara, bu riski dengelemek için Azerbaycan, Irak ve Libya gibi alternatif kaynaklarla ticaretini çeşitlendirme çalışmalarını hızlandırdı. Bu durum, Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefi açısından hem fırsatlar hem de zorluklar barındırıyor.