ABD, İran topraklarında çok sayıda patlamaya neden olan yeni bir hava saldırısı dalgası başlattı. Olay, yerel saatle sabah saatlerinde ülkenin bazı bölgelerinde şiddetli patlamalar duyulmasıyla ortaya çıktı. ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın askeri tesislerini ve milis güçlerini hedef aldığı belirtilirken, operasyonun İran destekli grupların son dönemde ABD çıkarlarına yönelik saldırılarına misilleme olduğu ifade edildi. Patlamaların özellikle Huzistan eyaleti ve İsfahan çevresinde yoğunlaştığı bildiriliyor. İran devlet medyası, saldırılarda bazı sivil kayıplar yaşandığını ancak henüz net bir sayı verilemediğini duyurdu. Olay, ABD ile İran arasında yıllardır süren gerilimin en son ve en ciddi tırmanışı olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
ABD-İran gerilimi, özellikle 2020 yılında ABD'nin İranlı general Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından zirveye ulaşmıştı. Son olarak, İran destekli Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları ve İran yapımı insansız hava araçlarının Suudi Arabistan ile BAE'deki enerji tesislerini vurması, ABD'nin askeri müdahalesini tetikledi. ABD yönetimi, İran'ın bölgedeki vekil güçler vasıtasıyla istikrarsızlık yarattığını savunurken, Tahran yönetimi ise meşru müdafaa hakkını kullandığını belirtiyor. Son saldırı, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin çıkmaza girdiği bir dönemde gerçekleşti. Uzmanlar, ABD'nin İran'a yönelik maksimum baskı politikasını yeniden canlandırdığını ve bu saldırıların Tahran'ı müzakere masasına çekmeyi amaçladığını öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin İran'a yönelik bu yeni saldırıları, Ortadoğu'da tansiyonu yeniden yükseltti. İran'ın müttefiki olan Suriye, Lübnan Hizbullahı ve Yemen'deki Husiler, olaya sert tepki göstererek misilleme yapma tehdidinde bulundu. Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri, ise sessiz kalarak gerilimin daha da artmasını engellemeye çalışıyor. Öte yandan, Çin ve Rusya, ABD'yi uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı ve derhal ateşkes çağrısında bulundu. Bu saldırılar, küresel enerji piyasalarını da etkiledi; petrol fiyatları yüzde 5'in üzerinde yükseldi. ABD Başkanı, saldırıların İran'ın nükleer tesislerine yönelik olmadığını, ancak gerekirse bunun da seçenekler arasında olduğunu ima etti. İran ise uluslararası topluma ABD'nin saldırganlığını durdurması için çağrı yaparken, askeri hazırlıklarını artırdığı bildiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güney sınırında yeni bir kriz riski doğuruyor. Türkiye, İran ile enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında doğrudan ilişki içinde. ABD saldırıları, İran'ın olası bir misillemesi durumunda Türkiye'yi de etkileyebilecek bir sığınmacı akını veya sınır ötesi çatışma riskini artırıyor. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir paya sahip olan İran doğalgazına erişim tehlikeye girebilir. Türk hükümeti, hem ABD hem de İran ile diyaloğunu sürdürürken, bölgesel istikrarın bozulmaması için arabuluculuk yapmayı deneyebilir. Ancak, NATO müttefiki ABD ile komşusu İran arasındaki bu gerilim, Türk dış politikasını zorlu bir denge arayışına itiyor.