ABD Savunma Bakanlığı, 21 Temmuz 2025 tarihinde İran'a yönelik son hava saldırısı dalgasını tamamladığını duyurdu. Bu, 11. gece üst üste gerçekleştirilen Amerikan saldırılarının sonuncusu oldu. Pentagon yetkilileri, operasyonların İran'ın askeri altyapısını hedef aldığını ve geçici olarak sonlandırıldığını belirtirken, yeni bir talimat durumunda harekete geçmeye hazır olduklarını ifade etti. Reuters haber ajansının aktardığına göre, Washington yönetimi saldırıların 'caydırıcılık amacı taşıdığını' vurguladı.
Saldırıların Arka Planı ve Kapsamı
Pentagon Sözcüsü Patrick Ryder, saldırıların İran'ın bölgedeki milis gruplarına verdiği destek ve ABD üslerine yönelik artan tehditler nedeniyle başlatıldığını açıkladı. 11 gece boyunca süren hava harekâtında, İran'ın doğu ve güney bölgelerindeki füze rampaları, komuta merkezleri ve lojistik tesislerinin vurulduğu bildirildi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, operasyonlarda 'kesin ve orantılı güç kullanıldığı' kaydedildi. İran resmi haber ajansı IRNA ise saldırılarda en az 45 askerin hayatını kaybettiğini ve 100'den fazla kişinin yaralandığını iddia etti. Ancak bağımsız kaynaklar bu sayıları doğrulamış değil.
Saldırıların başladığı 10 Temmuz'dan bu yana, Basra Körfezi'nde tansiyon yükselmiş, Suudi Arabistan, BAE ve Irak gibi komşu ülkeler endişelerini dile getirmişti. ABD, İran'a ait insansız hava araçlarının Suudi petrol tesislerine yaklaştığını iddia ederek saldırıların 'meşru müdafaa' kapsamında olduğunu savundu.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
ABD'nin 11 günlük askeri harekâtı, İran ile Batı arasındaki nükleer müzakerelerin durma noktasına gelmesine neden oldu. Tahran yönetimi, İsviçre'de devam eden dolaylı görüşmeleri askıya aldığını duyurdu. BM Güvenlik Konseyi, acil toplantı çağrısı yaparken Rusya ve Çin, ABD'yi 'uluslararası hukuku ihlal etmekle' suçladı. Avrupa Birliği, itidal çağrısında bulunurken Fransa ve Almanya, taraflar arasında arabuluculuk teklif etti. Bölgede petrol fiyatları, çatışmaların başlamasından bu yana %15 artış gösterdi ve varil başına 95 dolar seviyesine ulaştı. Uzmanlar, eğer çatışma yaygınlaşırsa enerji krizinin derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.
İran'ın dini lideri Ayetullah Hamaney, ABD'ye karşı 'sert bir yanıt' sözü verirken, Devrim Muhafızları'nın Körfez'deki ABD gemilerine karşı 'yeni taktikler' uygulayacağını belirtti. ABD ise, İran'ın misilleme yapması halinde Tahran'ın altyapısının tamamen çökertileceği tehdidinde bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran çatışmasının tırmanması, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir dizi gelişmeyi beraberinde getiriyor. Öncelikle, İran sınırındaki güvenlik riski artarken, Türkiye'nin enerji maliyetleri yükselebilir; doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış, cari açığı daha da büyütebilir. Diplomatik cephede ise, Ankara'nın hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran arasında denge kurma çabası zorlaşacaktır. Türkiye, daha önce olduğu gibi arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışsa da, iki taraf da uzlaşmaz tutum sergilediği takdirde bu çabalar sonuçsuz kalabilir. Ayrıca, çatışma Suriye ve Irak'taki güç dengelerini de etkileyebilir, bu durum Türkiye'nin terörle mücadele operasyonlarını dolaylı olarak etkileyebilir.