ABD, İran'a yönelik askeri operasyonlarını 11. geceye taşırken, Başkan Donald Trump yönetimi Kongre'den 70 milyar dolarlık ek askeri fon talep etti. Middle East Eye'ın haberine göre, operasyonlar İran'ın nükleer tesislerine ve askeri altyapısına yönelik yoğun hava saldırılarını içeriyor. Beyaz Saray, İran'ın bölgesel milisler aracılığıyla ABD hedeflerine yönelik saldırılarına misilleme olarak başlatılan harekâtın, İran'ın nükleer silah üretme kapasitesini kalıcı olarak ortadan kaldırmayı hedeflediğini açıkladı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İran'ın terör rejimi sona ermeli; askerlerimizin korunması için gereken her şey yapılacak" ifadelerini kullandı.
Operasyonun Seyri ve ABD'nin İç Cephesi
Operasyonların başlamasından bu yana ABD savaş uçakları ve deniz araçları, İran'ın batı ve güneyindeki hava savunma sistemlerini ve füze rampalarını hedef aldı. Pentagon sözcüsü, şu ana kadar 200'den fazla hedefin vurulduğunu, İran'ın nükleer programının önemli ölçüde geriletilmiş olduğunu iddia etti. Ancak bağımsız kaynaklar, sivil kayıpların ve altyapı hasarının boyutunun endişe verici olduğunu belirtiyor. Bölgedeki insani yardım kuruluşları, hava saldırıları nedeniyle binlerce kişinin yerinden edildiğini bildiriyor.
Trump yönetiminin Kongre'den talep ettiği 70 milyar dolarlık ek bütçe, operasyonun maliyetini karşılamanın yanı sıra, Orta Doğu'da ABD askeri varlığını artırmayı ve İran destekli milislere karşı yeni bir giyilebilir termal sensör ağı kurmayı öngörüyor. Ancak Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, operasyonun Kongre onayı olmadan sürdürülmesini eleştiriyor. Eski Dışişleri Bakanı John Kerry, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, "Savaş yetkisi Kongre'ye aittir; bu kadar büyük bir operasyon için yasal dayanak olmalı" dedi.
Uluslararası Tepkiler ve Bölgesel Etkiler
ABD'nin askeri harekâtı, uluslararası toplumda geniş yankı buldu. Rusya, operasyonu kınarken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. Çin, "her türlü askeri maceracılığa" karşı olduğunu açıkladı. Avrupa Birliği, diplomasi çağrısı yaparken, İngiltere ve Fransa ABD'ye sınırlı destek verdi. İran ise saldırılara misilleme yapacağını duyurdu; Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı'nı kapattığını ve İsrail'i tehdit ettiğini açıkladı. Petrol fiyatları yüzde 15 yükselirken, borsalar düşüşe geçti.
Operasyonun Orta Doğu'da yeni bir dengenin habercisi olduğu yorumları yapılıyor. İran'ın bölgedeki vekil güçleri olan Yemen'deki Husiler, Suriye'deki milisler ve Lübnan Hizbullah'ı, ABD ve müttefiklerine yönelik saldırılarını artırdı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD operasyonlarını desteklerken; Katar ve Umman tarafsız kaldı. İsrail ise savaş durumuna hazırlandığını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran çatışması, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek bir kriz potansiyeli taşıyor. Türkiye, İran ile kara ve deniz sınırına sahip olup, çatışma bölgesine komşudur. Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmı İran ve Irak üzerinden karşılanmaktadır; Hürmüz Boğazı'nın kapanması enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İran destekli PKK/YPG bağlantılı grupların faaliyetleri artabilir. Türkiye, hem ABD hem İran ile diyaloğu sürdürerek bölgesel istikrarın korunması için diplomatik girişimlerde bulunmalıdır. AK Parti hükümeti, şu ana kadar ihtiyatlı bir duruş sergileyerek tarafları sağduyuya çağırmıştır.