ABD, İran’ın güney bölgelerine yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlerken, Tahran yönetimi misilleme olarak Bahreyn, Katar, Umman, Ürdün ve Suriye’deki askeri ve stratejik noktaları vurdu. Bölgesel savaşın eşiğinde yaşanan bu tırmanma, Ortadoğu’da yeni bir kriz dalgasına yol açtı. Saldırıların ardından uluslararası toplum acil toplantıya çağrılırken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) olağanüstü oturum düzenlendi.
ABD’nin İran’a yönelik saldırısı
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yapılan açıklamaya göre, Amerikan savaş uçakları ve deniz kuvvetleri, İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde bulunan askeri tesislere ve füze rampalarına hassas saldırılar düzenledi. Saldırıda özellikle İran Devrim Muhafızları’na ait deniz üsleri ile balistik füze depolarının hedef alındığı belirtiliyor. Pentagon sözcüsü, operasyonun “meşru müdafaa” kapsamında gerçekleştiğini ve İran’ın bölgedeki ABD müttefiklerine yönelik saldırılarına karşı bir caydırıcılık amacı taşıdığını ifade etti. Saldırıda ölen veya yaralanan olup olmadığına ilişkin henüz resmi bir bilgi paylaşılmazken, İran medyası ABD saldırılarında bazı bölgelerde şiddetli patlamalar duyulduğu haberini geçti.
İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD’nin eylemini “açık bir savaş ilanı” olarak nitelendirdi ve uluslararası hukuka aykırı bu saldırıya karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu duyurdu. Tahran yönetimi, BM’ye gönderdiği mektupta, ABD’nin saldırganlığına karşı meşru müdafaa kapsamında caydırıcı adımlar atacağını bildirdi.
İran’ın Körfez ülkelerine misillemesi
ABD saldırılarından saatler sonra İran, bölgedeki ABD müttefiki ülkelere yönelik geniş kapsamlı bir misilleme başlattı. İran Devrim Muhafızları’na ait insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzeleri, Bahreyn, Katar, Umman, Ürdün ve Suriye’de belirlenen hedefleri vurdu. Saldırılarda öncelikli olarak bu ülkelerdeki Amerikan askeri üsleri ve lojistik merkezler hedef alındı.
Bahreyn’deki ABD Donanması’nın 5. Filo karargâhına yakın bölgelere düzenlenen saldırıda en az iki füzenin isabet ettiği bildirilirken, Katar’daki el-Udeyd Hava Üssü de İran füzeleri tarafından vuruldu. Umman açıklarında bir ABD savaş gemisinin İran İHA’ları tarafından hedef alındığı, ancak ciddi hasar oluşmadığı ifade ediliyor. Ürdün’de ise sınır bölgesindeki bir askeri tesis saldırıya uğradı. Suriye’nin doğusunda ABD güçlerinin bulunduğu petrol sahaları ve askeri noktalar da İran saldırılarının hedefi oldu. Suriye resmi haber ajansı SANA, bazı bölgelerde hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu.
Bölge ülkeleri saldırıları kınarken, Bahreyn ve Katar olayların ardından olağanüstü güvenlik önlemleri aldı. Suudi Arabistan ise hava sahasını sivil uçuşlara kapatırken, bir yandan da tansiyonun düşürülmesi için devreye girmeye çalışıyor. Mısır ve Irak, tarafları itidal çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasında doğrudan çatışmaya dönüşen bu gerilimin hemen yanı başında yer alıyor. Hem NATO müttefiki ABD ile ilişkileri hem de İran ile sınır komşusu olması nedeniyle Ankara için hassas bir denge söz konusu. Çatışmanın bölgeye yayılması halinde Türkiye’nin güney sınırlarındaki Suriye ve Irak kaynaklı güvenlik riskleri artabilir. Ayrıca Körfez ülkeleriyle ticaret ve enerji bağlantıları olan Türkiye, bu krizden ekonomik olarak da etkilenebilir. Enerji fiyatlarındaki olası sıçrama, Türkiye’nin döviz kuru ve cari açık üzerinde baskı yaratabilir. Türkiye’nin arabulucu rolü oynaması beklenebilir, ancak bu aşamada tarafların geri adım atmaya yanaşmadığı görülüyor.