ABD Hazine Bakanlığı, İran ham petrolünün küresel piyasalarda ABD doları üzerinden satılmasına olanak tanıyan muafiyeti tek taraflı olarak iptal etti. Bu karar, Basra Körfezi'ndeki gerilimin birkaç tankerin Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışırken mermiyle vurulmasının ardından geldi. Yetkililer, 60 milyon varilden fazla İran ham petrolünün, yeni düzenleme nedeniyle körfez sularında mahsur kaldığını açıkladı. Karar, küresel petrol fiyatlarında yeni bir dalgalanmaya yol açarken, Tahran yönetiminin ekonomik ablukaya karşı misilleme yapabileceği yorumları yapılıyor.
Gerginlik ve petrol piyasalarına yansımaları
ABD'nin 2018'de nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesinden bu yana süren İran'a yönelik yaptırım politikası, son haftalarda yeni bir boyut kazandı. Daha önce belirli ülkelere tanınan petrol alım muafiyetleri kademeli olarak kaldırılırken, son hamle ile İran petrolünün dolar üzerinden işlem görmesi tamamen engellenmiş oldu. Petrol sektörü analistleri, bu durumun özellikle Çin ve Hindistan gibi büyük alıcıları zor durumda bırakacağını belirtiyor. Hürmüz Boğazı'ndaki tanker saldırıları, bölgedeki deniz güvenliğine ilişkin endişeleri artırırken, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını da yeniden gündeme getirdi. Mahsur kalan 60 milyon varil petrolün küresel piyasalarda arz sıkıntısına yol açabileceği, ancak İran'ın alternatif ödeme yolları arayabileceği ifade ediliyor.
İran devlet medyası, ABD'nin kararını "ekonomik savaş" olarak nitelendirirken, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, bu tür kısıtlamalara karşı uluslararası hukuk yollarının tüketileceğini duyurdu. Tahran'ın, Hürmüz Boğazı'nda askeri tatbikat başlatma ihtimali de masada. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise bölgede deniz güvenliğini sağlamak amacıyla devriyeleri artırdığını bildirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu hamle, yalnızca İran ekonomisini değil, aynı zamanda küresel enerji akışını da doğrudan etkileyecek. Hürmüz Boğazı, dünya petrol tedarikinin yaklaşık %20'sinin geçtiği stratejik bir nokta. Herhangi bir kesinti, başta Avrupa ve Asya olmak üzere birçok ülkeyi olumsuz etkileyebilir. Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt gibi körfez ülkeleri, arz açığını kapatmak için üretimi artırabileceklerini sinyali verse de, bu kapasitenin sınırlı olduğu biliniyor. Öte yandan, Rusya ve Venezuela'nın da İran'a alternatif ödeme sistemleri konusunda destek verdiği iddia ediliyor. Petrol varil fiyatları, haberin ardından %3'ün üzerinde yükseliş gösterdi. Uzmanlar, yaptırımların uzun süreli olması durumunda petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine ulaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithal eden bir ülke olarak bu gelişmeden doğrudan etkilenecektir. Petrol fiyatlarındaki olası yükseliş, cari açığı artırabilir ve enflasyonist baskıyı körükleyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran ile olan ticari ilişkileri de bu yaptırımlardan nasibini alabilir. Ankara, ABD'nin yaptırımlarına rağmen İran'dan doğal gaz ve petrol alımını sürdüren ülkelerden biri. Yeni düzenleme, bu ticaretin ödeme mekanizmalarını zora sokabilir. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji güvenliği politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Türk diplomatları, her iki tarafla da diyaloğu koruyarak krizin etkilerini hafifletmeye çalışacaktır.