Pentagon, İran'ın son haftalarda ABD ve müttefiklerine yönelik misilleme saldırılarında yaklaşık 100 Amerikan askerinin yaralandığını doğruladı. Açıklama, ABD'nin İran hedeflerine yönelik onuncu gece üst üste hava saldırısını gerçekleştirmesinin ardından geldi. İran ise Hürmüz Boğazı'nda bir tankere saldırarak mürettebatı gemiyi terk etmek zorunda bıraktı. Olay, bölgedeki tansiyonun daha önce görülmemiş seviyelere ulaştığını gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü, son iki hafta içinde Irak, Suriye ve Basra Körfezi'nde İran destekli milislerin düzenlediği saldırılarda 96 askerin yaralandığını açıkladı. Yaralıların çoğu hafif sıçramış şarapnel yaraları ve travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik etkiler yaşarken, 12 askerin durumu ciddi. Bu sayı, ABD'nin İran'a yönelik 'Mütekabiliyet Operasyonu' kapsamında başlattığı hava harekatının başlamasından bu yana en yüksek asker kaybı olarak kayıtlara geçti. İran, ABD'nin İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na (IRGC) ve bağlı gruplara yönelik saldırılarına karşılık olarak bölgedeki ABD üslerine ve ticari gemilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda bir ticari tankeri hedef aldığı ve geminin mürettebatının güvenli bir şekilde tahliye edildiği belirtildi. Saldırıda tankerin makine dairesinde büyük hasar meydana gelirken, 24 mürettebat üyesinden bazıları hafif yaralandı. Tanker, Birleşik Arap Emirlikleri bandıralıydı ve Suudi Arabistan'a ham petrol taşıyordu. Olay, İran'ın boğazın güvenliğini tehdit etme kapasitesini bir kez daha ortaya koydu ve küresel petrol fiyatlarında ani bir yükselişe neden oldu.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran arasındaki bu doğrudan askeri çatışma, 1979 İran İslam Devrimi'nden bu yana en tehlikeli tırmanma olarak değerlendiriliyor. ABD Başkanı, yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, 'İran'ın saldırganlığına karşılık vermeye devam edeceğiz. Hiçbir saldırı cevapsız kalmayacak' dedi. İran Dışişleri Bakanı ise Birleşmiş Milletler'e gönderdiği mektupta, ABD'nin Irak ve Suriye'deki saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini savundu ve meşru müdafaa hakkı kapsamında misilleme yapacaklarını duyurdu. Rusya ve Çin ise taraflara itidal çağrısında bulunurken, birçok Avrupa ülkesi endişelerini dile getirdi.
Çatışmaların genişlemesi, başta petrol fiyatları olmak üzere küresel ekonomiyi etkiliyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol arzının tehlikeye girmesi, varil başına 130 dolar seviyesini aşan fiyatlara yol açtı. Bölgedeki askeri gerilim, halihazırda zor durumda olan küresel tedarik zincirlerine ek yük bindiriyor. Özellikle enerji ithalatçısı ülkeler, bu durumdan olumsuz etkileniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem ABD'yle hem İran'la karmaşık ilişkilere sahip bir ülke olarak bu krizden doğrudan etkileniyor. Irak ve Suriye'deki ABD-İran çatışması, Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit ediyor. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bölümünü İran ve Irak'tan karşıladığı için petrol fiyatlarındaki artış ekonomisini olumsuz etkiliyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda alternatif enerji yolları üzerindeki baskı artacaktır. Türkiye, tansiyonun düşürülmesi için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırmalı ve güvenlik tehditlerine karşı hazırlıklı olmalıdır.