ABD yönetimi, savaş halinde olduğu İran'ın üst düzey yetkililerine, önümüzdeki hafta New York'ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu üst düzey toplantısına katılabilmeleri için vize onayı verdi. Dışişleri Bakanlığı'nın perşembe günü yaptığı açıklamaya göre, aralarında İran Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı'nın da bulunduğu heyete giriş izni tanındı. Karar, iki ülkenin yıllardır süren ve son dönemde şiddetlenen karşılıklı düşmanlığına rağmen alındı.
Vize Kararının Arka Planı
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, perşembe günü yaptığı yazılı açıklamada, İran heyetine vize verildiğini doğruladı. Açıklamada, kararın BM ev sahibi ülke olarak ABD'nin yükümlülükleri çerçevesinde alındığı belirtildi. 1947 tarihli BM Merkez Anlaşması uyarınca ABD, BM toplantılarına katılacak yabancı yetkililere vize vermekle yükümlü. Ancak Washington, geçmişte bu yükümlülüğü çeşitli gerekçelerle askıya almıştı.
İran Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı'nın katılacağı Genel Kurul toplantısı, iki ülke arasındaki gerilimin zirveye ulaştığı bir döneme denk geliyor. ABD ile İran arasında yıllardır süren vekalet savaşları ve doğrudan çatışmalar, son aylarda daha da arttı. Buna rağmen diplomatik kanallar tamamen kapanmadı; BM çatısı altında üst düzey temaslar hâlâ mümkün görünüyor.
Vize kararı, Beyaz Saray ile Dışişleri Bakanlığı arasında uzun süren müzakerelerin sonucu. Trump yönetimi içinde İran'a karşı sert çizgiyi savunan kanat, heyetin ABD topraklarına girmesine karşı çıktı. Ancak nihai karar, BM'nin ev sahibi olarak itibarını korumak ve olası bir diplomatik açılımı engellememek yönünde alındı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-İran ilişkileri, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana inişli çıkışlı bir seyir izledi. 2015'te imzalanan nükleer anlaşma (JCPOA) kısa süreli bir yumuşama sağlasa da, 2018'de ABD'nin anlaşmadan çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulaması gerilimi yeniden tırmandırdı. Son yıllarda Irak, Suriye, Yemen ve Lübnan gibi ülkelerde vekalet savaşları yaşandı. Son dönemde ise doğrudan askeri çatışmalar ve karşılıklı suikastlar gündeme geldi.
BM Genel Kurulu, her yıl eylül ayında dünya liderlerini New York'ta bir araya getiriyor. Bu yılki toplantı, İran'ın da katılımıyla Orta Doğu'daki savaşın diplomatik yollarla çözülmesi için bir fırsat olarak görülüyor. Ancak uzmanlar, iki ülke arasındaki güvensizliğin bu tür temaslarla hızla giderilmesinin zor olduğunu belirtiyor.
Uluslararası kamuoyu, ABD'nin vize kararını diplomatik nezaket olarak yorumladı. Avrupa Birliği ve Rusya, taraflar arasında diyaloğun sürmesi çağrısı yaptı. Çin ise gerilimin düşürülmesi için BM'nin rolünü vurguladı. Türkiye gibi bölge ülkeleri de olası bir yumuşamayı yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem ABD hem de İran ile karmaşık ilişkilere sahip. ABD ile Suriye'deki PKK/YPG desteği ve FETÖ konusunda anlaşmazlıklar yaşanırken, İran ile enerji ve ticaret bağları güçlü. ABD'nin İran heyetine vize vermesi, Orta Doğu'da diplomatik bir kanalın açık kalmasını sağlıyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel denge politikası açısından olumlu; zira olası bir ABD-İran çatışması Türkiye'yi doğrudan etkiler. Ayrıca Türkiye, İran ile Batı arasında arabuluculuk rolü üstlenebilir. Ancak ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları Türkiye'nin enerji ithalatını da dolaylı olarak etkiliyor. Vize kararı, kısa vadede gerilimi düşürmese de diplomatik kapıyı aralık tutuyor.