ABD ve İran, İran'ın nükleer programına ilişkin bir barış anlaşmasına varılması amacıyla İsviçre'de bir araya geldi. Görüşmeler devam ederken ABD Başkanı Donald Trump, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde hava saldırıları düzenleneceği tehdidinde bulundu. Bloomberg muhabiri Wendy Benjaminson'un aktardığına göre, iki ülke arasındaki dolaylı temaslar, nükleer dosyada ilerleme kaydedilip kaydedilemeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Görüşmelerin yapıldığı yerin İsviçre olması, tarafların arabulucu bir ülke tercih ettiğini gösteriyor.
Nükleer anlaşma müzakerelerinin arka planı
2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP), ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak çekilmesiyle rafa kalkmıştı. Trump yönetimi, anlaşmayı "felaket" olarak nitelendirirken, İran uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırarak karşılık vermişti. 2021'de Biden yönetiminin başlamasıyla yeniden başlayan müzakereler, İran'ın bazı talepleri nedeniyle kesintiye uğramıştı. Şimdi ise Trump'ın yeniden aday olma ihtimali, müzakerelerin seyrini etkiliyor. Bloomberg'in haberine göre, görüşmelerin başlaması, uluslararası toplumda nükleer bir anlaşmaya varılabileceği yönünde umutları artırdı. Ancak Trump'ın Hizbullah'a yönelik tehditleri, bölgedeki gerilimi tırmandırma riski taşıyor.
Bölgesel boyut: Lübnan ve İsrail hattı
Hizbullah'ın İsrail'e yönelik saldırıları, son haftalarda Lübnan-İsrail sınırında tansiyonu yükseltti. Trump'ın uyarısı, Hizbullah'ın İran tarafından desteklendiği göz önüne alındığında, ABD-İran görüşmeleriyle doğrudan bağlantılı. Uzmanlara göre, ABD'nin Hizbullah'a yönelik tehdidi, İran üzerinde baskı kurma amacı taşıyor. İran ise Hizbullah'ı Lübnan siyasetinde kilit bir aktör olarak görüyor. Bu nedenle görüşmelerin sonucu, sadece nükleer dosyayı değil, aynı zamanda Lübnan, Suriye ve Yemen gibi bölgesel krizleri de etkileyebilir. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, tarafları itidalli olmaya çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran'la komşu hem de NATO müttefiki olarak bu gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD-İran arasında olası bir anlaşma, enerji piyasalarında istikrar sağlayarak Türkiye'nin doğalgaz ve petrol ithalatında olumlu yansımalar yaratabilir. Ayrıca, bölgesel gerilimin azalması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki güvenlik endişelerini hafifletebilir. Ancak Trump'ın tehditleri, bölgede yeni bir çatışma riski taşıdığından, Türkiye diplomatik inisiyatiflerle denge politikası izlemek zorunda kalabilir.