ABD ordusu, İran'ın kuzeydoğusundaki stratejik demiryolu altyapısına yönelik hava saldırıları düzenledi. Saldırılarda, ülkenin ikinci büyük dini merkezi olan Meşhed kentine ulaşımı sağlayan demiryolu köprülerinin hedef alındığı bildirildi. Meşhed, geçtiğimiz günlerde vefat eden İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney'in naaşının 30 Mayıs Perşembe günü defnedileceği kent olarak biliniyor. ABD Merkez Komutanlığı'ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada, saldırıların “İran'ın askeri lojistik hatlarını kesme” amacı taşıdığı belirtildi. İran resmi haber ajansı IRNA ise olayı doğrularken, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını ancak ulaşımda aksamalar meydana geldiğini duyurdu.
Gelişmenin arka planı
ABD'nin bu hamlesi, İran'ın nükleer programı ve bölgesel vekil güçlerine yönelik artan baskının bir parçası olarak yorumlanıyor. Son haftalarda ABD, İran destekli Husilere karşı Yemen'de operasyonlarını yoğunlaştırmış, ayrıca İran'dan petrol sevkiyatını engellemek için deniz ablukası uygulamaya başlamıştı. Demiryolu saldırısı, Tahran yönetiminin iç lojistik ağını doğrudan hedef alan ilk operasyon olarak kayda geçti.
Meşhed, sadece dini önemiyle değil, aynı zamanda İran'ın Türkmenistan ve Afganistan sınırına yakın konumuyla da stratejik bir noktada bulunuyor. Kent, İran'ın doğu sınırlarındaki en büyük ticaret ve transit merkezlerinden biri. Hamaney'in naaşının buraya defnedilmesi, İran yönetimi tarafından uzun süredir planlanıyordu. Saldırı, cenaze törenine yönelik güvenlik endişelerini de beraberinde getirdi. İran İçişleri Bakanlığı, tören sırasında ek güvenlik önlemleri alınacağını açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin bu saldırısı, iki ülke arasındaki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, saldırıyı “savaş ilanı” olarak nitelendirirken, Dışişleri Bakanlığı Birleşmiş Milletler'e şikayette bulundu. Öte yandan ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, operasyonun “İran'ın bölgedeki saldırgan politikalarına” bir yanıt olduğunu savundu.
Uzmanlar, saldırının zamanlamasının da dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Hamaney'in cenaze töreni, İran için hem dini hem de siyasi bir birlik mesajı verme fırsatıydı. ABD'nin bu töreni gölgelemesi, İran kamuoyunda tepkiye yol açarken, İran'ın bölgesel müttefikleri (Hizbullah, Haşdi Şabi grupları) ABD hedeflerine yönelik misilleme tehdidinde bulundu.
Küresel ölçekte ise petrol fiyatlarında ani bir yükseliş yaşandı. Brent petrol varil başına 85 doların üzerine çıktı. Piyasalar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidini yeniden gündeme getirmesinden endişe ediyor. Ayrıca saldırı, İran'ın nükleer anlaşma müzakerelerine dönüş ihtimalini de zayıflattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la hem komşu hem de enerji ve ticaret alanlarında önemli bağlara sahip. Bu saldırı, Türkiye'nin güney sınırlarında istikrarı tehdit edebilecek bir gerilim unsuru. Özellikle İran üzerinden geçen doğalgaz boru hatlarının güvenliği, Türkiye'nin enerji arzı açısından kritik. Ayrıca Türkiye, Hamaney'in cenazesine katılmayı planlıyordu; bu saldırı, Türk heyetinin güvenliği konusunda soru işaretleri yarattı. Türk Dışişleri Bakanlığı, tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaparken, hem ABD hem de İran'la diyalog kanallarını açık tutmaya çalışıyor. Bölgesel bir çatışma, Türkiye'nin Suriye ve Irak politikalarını da doğrudan etkileyebilir.