ABD ile İran arasında nükleer müzakereler ve bölgesel gerginliklerin ele alınması beklenen yüksek düzeyli görüşmeler bugün İsviçre’nin Lozan kentinde başladı. İki ülke arasındaki son yılların en kritik diplomatik teması olarak nitelendirilen toplantıda, Tahran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri, yaptırımların kaldırılması ve Orta Doğu’daki güvenlik dinamikleri masaya yatırılıyor. Görüşmelerin, tarafların birbirlerine doğrudan iletişim kanalı açma konusundaki istekliliğini yansıttığı belirtiliyor. Öte yandan Filipinler, Çin’in Scarborough Kayalığı çevresindeki askeri faaliyetlerine karşı uyarıda bulunurken, İngiltere’de Başbakan Keir Starmer’ın geleceği tartışma konusu oldu.
Görüşmelerin arka planı
ABD ve İran arasındaki bu yeni temas, 2018’de ABD’nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve yaptırımları yeniden uygulamaya koymasından bu yana en kapsamlı diplomatik girişim olarak öne çıkıyor. İran, son dönemde uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60’a kadar yükselterek uluslararası toplumun tepkisini çekmişti. Batılı kaynaklar, Tahran’ın ekonomik baskıyı hafifletmek için müzakere masasına döndüğünü, ancak nükleer programından tamamen vazgeçmesinin beklenmediğini belirtiyor. ABD cephesinde ise Başkan Biden yönetimi, İran’ın balistik füze programı ve bölgesel müdahaleleri konusunda somut adımlar istiyor. Görüşmelerin kapalı kapılar ardında sürdüğü ve tarafların ön koşulsuz diyaloğa açık olduğu ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsviçre’deki görüşmelerin sonucu, yalnızca ikili ilişkileri değil, aynı zamanda Körfez ülkeleri, İsrail ve Avrupa’yı da yakından ilgilendiriyor. İsrail, İran’ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasına karşı olduğunu sık sık vurgularken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri olası bir anlaşmanın güvenlik dengelerini değiştirebileceği endişesini taşıyor. Avrupa Birliği, arabulucu rolü üstlenirken, Rusya ve Çin’in de sürece dolaylı etkisi bulunuyor. Bu görüşmeler, aynı zamanda küresel enerji piyasalarında da yakından takip ediliyor; İran’ın yaptırımların hafiflemesi halinde petrol arzını artırabileceği beklentisi fiyatlarda dalgalanmaya yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran görüşmeleri, Türkiye’nin enerji ithalatı ve komşu ülkelerle ilişkileri açısından kritik. İran, Türkiye’nin doğal gaz ve petrol tedarikinde önemli bir kaynak; olası yaptırım hafiflemesi Türkiye’nin enerji maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca, Suriye ve Irak’taki gelişmelerde İran’ın rolü göz önüne alındığında, Tahran’la ABD arasında bir yakınlaşma, Ankara’nın bölgedeki manevra alanını etkileyebilir. Türkiye, bir yandan ABD ile ittifak ilişkisini sürdürürken, diğer yandan İran’la sınır güvenliği ve ticaret konularında iş birliği yapıyor. Bu nedenle, müzakerelerin seyri Türk dış politikası için yakından izlenmesi gereken bir dosya.