İran, Pazar günü itibarıyla stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı yeniden uluslararası deniz trafiğine kapattığını duyurdu. Tahran yönetimi, bu adımı ABD'nin son hava saldırılarına misilleme olarak nitelendirirken, aynı zamanda Körfez'deki komşu ülkeleri de hedef alan saldırılar başlattı. Bu gelişmeler, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan barış çabalarını daha da derin bir krize sürüklerken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise Cumartesi günü İran'da yaklaşık 140 askeri hedefin vurulduğunu açıkladı.
Gelişmelerin Arka Planı: Artan Gerilim
ABD'nin İran'a yönelik son hava saldırıları, iki ülke arasında haftalardır süren gerginliğin en kanlı noktası oldu. CENTCOM tarafından yapılan açıklamaya göre, Cumartesi günü düzenlenen operasyonlarda İran'ın 140 farklı noktası, aralarında komuta merkezleri, silah depoları ve lojistik tesislerin de bulunduğu hedefler vuruldu. Saldırılarda kullanılan hassas güdümlü mühimmatların özellikle İran'ın deniz mayınlama kapasitesini hedef aldığı belirtiliyor. İran tarafı ise kayıplara ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, yerel kaynaklar en az iki askeri üssün ağır hasar gördüğünü bildiriyor.
İran'ın misillemesi gecikmedi. Pazar sabahı erken saatlerde, İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nı geçici olarak kapatma kararı aldığını duyurdu. Boğazdan geçiş yapmak isteyen birkaç ticari gemi geri çevrilirken, bölgede seyir halindeki ABD donanmasına ait savaş gemileri alarma geçti. Ayrıca İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bazı enerji tesislerini hedef alan füzeler fırlattı. Füze saldırılarında can kaybı yaşanmadığı ancak bazı tesislerde sınırlı hasar oluştuğu bildirildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Enerji Koridorları Tehdit Altında
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, küresel enerji piyasalarında şok dalgası yarattı. Dünya petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği bu stratejik su yolu, daha önce de birkaç kez İran tarafından tehdit edilmiş ancak hiçbir zaman tamamen kapatılmamıştı. Bu kez kapatmanın süresine ilişkin net bir bilgi verilmezken, uluslararası petrol fiyatları yüzde 8'in üzerinde yükselerek varil başına 95 dolar seviyesine ulaştı. Uzmanlar, boğazın bir haftadan uzun süre kapalı kalması halinde Asya ve Avrupa'da enerji sıkıntısı yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Diplomatik cephede ise tansiyon yüksek. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı çağrısı yaparken, Avrupa Birliği ve NATO itidal çağrılarında bulunuyor. Suudi Arabistan ve BAE, İran'ın saldırılarına misilleme yapma hakkını saklı tutarken, bölgedeki diğer ülkeler savaşın yayılmasından endişe ediyor. Katar ve Umman arabuluculuk girişimlerini sürdürüyor ancak şu ana kadar somut bir ilerleme sağlanamadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye için hem güvenlik hem de enerji arzı açısından kritik bir öneme sahip. Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, Türkiye'nin Basra Körfezi üzerinden yaptığı petrol ithalatını doğrudan etkileyebilir. Özellikle Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Suudi Arabistan'dan gelen petrol akışının kesintiye uğraması, rafinerilerde darboğaza yol açabilir. Ayrıca, İran ile sınır komşusu olan Türkiye, olası bir sığınmacı akını veya sınır güvenlik ihlali riskiyle karşı karşıya. Türk diplomasisi, hem ABD hem de İran ile diyaloğunu sürdürürken, gerilimin azaltılması için arabuluculuk rolü üstlenebilir. NATO'nun güneydoğu kanadında yer alan Türkiye, bölgedeki askeri hareketliliği yakından izlemektedir.