ABD ile İran arasında olası bir nükleer anlaşmanın, Kürt bölgelerine yönelik saldırıları durdurup durdurmayacağı bölgede önemli bir soru işareti olarak duruyor. İran ve Irak'taki Kürt bölgelerine yönelik saldırılar hiçbir zaman tam olarak sona ermedi. Tahran yönetimi, İran Kürdistanı'ndaki Kürt gruplara yönelik askeri operasyonlarına devam ederken, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) ait hedefler de zaman zaman İran destekli milislerin saldırılarına maruz kalıyor. Uzmanlara göre, ABD ile İran arasında varılacak olası bir anlaşma, Kürtlerin statüsünü veya güvenliğini doğrudan ele almayabilir; ancak bölgesel gerilimlerin azalması dolaylı olarak bazı Kürt bölgelerine de yansıyabilir.
Gelişmenin Arka Planı: Kürt Bölgelerine Yönelik Saldırıların Sürdüğü Bir Ortamda Diplomasi
İran, uzun yıllardır kendi topraklarındaki ve Irak'taki Kürt grupları, özellikle de İran Kürdistanı'ndaki silahlı muhalif grupları hedef alan hava saldırıları ve topçu atışları düzenliyor. Tahran, bu grupları İran'da ayrılıkçı faaliyetler yürütmekle suçluyor. Irak Kürdistanı'nda ise İran destekli Haşdi Şabi milisleri, zaman zaman KDP ve KYB kontrolündeki bölgelere füze ve insansız hava aracı saldırıları gerçekleştiriyor. Bu saldırılar, özellikle 2022 sonrası artış gösterdi. ABD ile İran arasında devam eden nükleer müzakerelerde, Kürt meselesinin resmi olarak masada olmadığı belirtiliyor; ancak Tahran'ın Kürt grupları bir pazarlık kozu olarak kullanabileceği yorumları yapılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Anlaşma Kürtleri Nasıl Etkileyebilir?
Olası bir ABD-İran anlaşması, öncelikle nükleer dosyaya odaklanacak; yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması hedeflenecek. Ancak bölgesel güvenlik dinamikleri, anlaşmanın kapsamına bağlı olarak değişebilir. Eğer anlaşma, İran'ın bölgedeki vekil güçlerine yönelik kısıtlamalar içerirse, Irak Kürdistanı'na yönelik saldırılar azalabilir. Öte yandan, Tahran'ın elini güçlendirecek bir anlaşma, Kürt bölgelerine yönelik baskıyı artırabilir. İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler, anlaşmaya şüpheyle yaklaşırken, Kürt gruplar da sürecin dışında bırakılmaktan endişeli.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşmasının Kürt boyutu, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika dengelerini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran'ın PKK ve uzantılarına verdiği desteği yakından izliyor. Olası bir anlaşma, İran'ın PKK'ya yönelik politikasını değiştirmezse, Türkiye açısından riskler devam edecektir. Ayrıca Irak Kürdistanı'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ve ticaret çıkarlarını tehdit ediyor. Ankara, anlaşma sürecinde Kürt grupların durumunun netleşmesini ve İran'ın bölgesel yayılmacılığının sınırlandırılmasını isteyecektir. Türkiye, aynı zamanda Suriye'deki Kürt gruplarla ilişkisi nedeniyle de süreci dikkatle takip ediyor.