Şikago Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Robert Pape, ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın İran'ın elindeki kozları ortadan kaldırmayacağını, aksine Tahran yönetimine yeni manevra alanı açacağını belirtti. Bloomberg Television'da yayınlanan The China Show programında David Ingles ve Yvonne Man'ın sorularını yanıtlayan Pape, anlaşmanın detaylarının her iki tarafça da yeterince açıklanmamasının belirsizliği artırdığını vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Pape, İran'ın nükleer programına ilişkin endişeleri gidermeyi amaçlayan anlaşmanın, Tahran'ın bölgesel etkisini azaltmak bir yana, elini güçlendirebileceğini ifade etti. "İran'ın kaldıraç gücü anlaşmayla birlikte ortadan kaybolmayacak" diyen uzman isim, anlaşmanın yaptırımların hafifletilmesi veya uranyum zenginleştirme faaliyetlerine sınırlama getirilmesi gibi kritik başlıklarda henüz somut adımlar atılmadığını kaydetti.
Profesör, "Anlaşmanın metni ve uygulama takvimi konusunda iki taraftan da gelen sinyaller birbirini tutmuyor" ifadelerini kullandı. Bu belirsizlik ortamında piyasaların ve bölgesel aktörlerin temkinli hareket ettiğini söyleyen Pape, yatırımcıların özellikle enerji ve savunma sektörlerinde pozisyon almakta zorlandığını dile getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran anlaşmasının Ortadoğu'daki güç dengelerini yeniden şekillendirmesi bekleniyor. İran'ın mezhep temelli ittifakları, Husiler, Hizbullah ve Suriye'deki vekil güçleri üzerindeki etkisi anlaşmayla birlikte daha da artabilir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, anlaşmanın bölgesel güvenliklerine tehdit oluşturmasından endişe ediyor. Öte yandan Çin ve Rusya, anlaşmanın kendi çıkarlarına hizmet edecek bir düzenleme olması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran anlaşması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel siyaseti açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, İran'dan doğal gaz ithalatına bağımlı bir ülke olarak yaptırımların hafifletilmesini ekonomik çıkarlarına uygun görüyor. Ancak anlaşmanın İran'ı bölgesel bir güç merkezi haline getirmesi, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki nüfuz alanlarını daraltabilir. Ayrıca ABD'nin İran'a verdiği tavizlerin, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu dolaylı olarak etkilemesi mümkün. Türk yetkililer, anlaşmanın İran'ın nükleer silah kapasitesine dönüşmemesi için uluslararası denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini savunuyor.