ABD ve İran, hafta sonu yayımlanan haber programlarında ele alınan gelişmelere göre, hafta içinde çatışmayı sona erdirme, nükleer gerilimi azaltma ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden ulaşıma açma hedefiyle bir anlaşmaya varmaya her zamankinden daha yakın görünüyor. Ancak Başkan Donald Trump'ın son üç aydır sürekli dile getirdiği anlaşma iddiasının nihayet meyve verip vermeyeceği henüz netlik kazanmış değil. Pazar günkü talk showlarda bu konu ele alınırken, taraflar arasındaki iyimserlik havası dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmeler, son haftalarda yoğunlaştı. Oman'ın başkenti Maskat'ta gerçekleşen müzakerelerde, nükleer programın kısıtlanması karşılığında yaptırımların hafifletilmesi masaya yatırılıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın serbest geçişe açılması, küresel enerji piyasaları için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. İran'ın boğazda son dönemde artan tacizleri, petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden olmuştu.
Trump yönetimi, anlaşma konusunda kamuoyu önünde iyimser bir dil kullanmayı sürdürüyor. Ancak Kongre'deki bazı Cumhuriyetçi senatörler, İran'ın güvenilir olmadığını ve anlaşmanın sıkı denetim mekanizmaları içermesi gerektiğini vurguluyor. Öte yandan İran tarafı, Dini Lider Ali Hamaney'in onayı olmadan hiçbir anlaşmanın yürürlüğe giremeyeceğini hatırlatıyor. Hamaney'in nükleer müzakerelere temkinli yaklaştığı biliniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Olası bir anlaşma, sadece ABD-İran ilişkilerini değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkileyecek. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'ın bölgesel nüfuzunun artmasından endişe ediyor. İsrail ise nükleer İran tehdidine karşı her türlü anlaşmaya şüpheyle yaklaşıyor. Avrupa Birliği, müzakereleri desteklerken, İran'ın balistik füze programı ve bölgesel milis gruplara verdiği desteğin de masada olması gerektiğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, küresel petrol akışını rahatlatacak ve enerji fiyatları üzerindeki baskıyı azaltacak. Ancak anlaşma sağlansa bile uygulama süreci karmaşık olacak. Trump'ın seçim öncesi bir dış politika başarısına ihtiyaç duyduğu yorumları yapılırken, anlaşmanın ne zaman ve hangi şartlarla imzalanacağı merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ithalatının önemli bir bölümünü İran ve Körfez ülkelerinden sağlıyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, doğrudan Türkiye'nin enerji arz güvenliğini ilgilendiriyor. Anlaşma sağlanması durumunda, petrol fiyatlarının istikrar kazanması Türkiye ekonomisine olumlu yansıyabilir. Ayrıca, Türkiye bölgesel bir krizi önleyecek bu tür diplomatik girişimleri destekliyor. Ancak anlaşmanın İran'ın nükleer faaliyetlerini tamamen durdurup durdurmayacağı ve yaptırımların kalkıp kalkmayacağı, Türkiye'nin İran ile ticari ilişkilerini de etkileyecek. Ankara'nın bu süreci yakından takip etmesi bekleniyor.