ABD ve İran, 60 günlük bir ateşkesi uzatan ve küresel enerji ticareti için hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılmasını öngören 14 maddelik bir anlaşmaya imza atmaya hazırlanıyor. Anlaşma, bölgedeki tansiyonu düşürmeyi ve Basra Körfezi'nde istikrarı sağlamayı hedefliyor. Taraflar, çatışmaların başlamasından bu yana fiilen kapatılan boğazın yeniden açılmasıyla küresel petrol arz güvenliğinin sağlanacağını belirtiyor.
Anlaşmanın maddeleri ve arka planı
14 maddelik anlaşma, ateşkesin 60 gün daha uzatılmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı'ndan geçiş güvenliğini, deniz devriyelerinin koordinasyonunu ve acil durum iletişim hatlarının kurulmasını içeriyor. Ayrıca taraflar, birbirlerinin askeri gemilerine karşı doğrudan eylemlerden kaçınma taahhüdünde bulunuyor. Anlaşmanın denetimi için tarafsız bir gözlemci mekanizması oluşturulması da gündemde.
Uzmanlara göre anlaşma, İran'ın nükleer programına yönelik dolaylı müzakerelerin de önünü açabilir. Ancak ABD yönetimi, İran'ın balistik füze programı ve bölgesel milislere verdiği destek konusunda hâlâ ciddi endişeler taşıyor. İran ise anlaşmayı, ekonomik yaptırımların hafifletilmesi için bir fırsat olarak görüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sine ev sahipliği yapıyor. Boğazın kapanması, küresel petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara ve tedarik zincirlerinde aksamalara yol açmıştı. Anlaşma, başta Çin, Hindistan ve Japonya olmak üzere enerji ithalatçısı ülkeler için rahatlatıcı bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan ve BAE gibi Körfez ülkeleri de anlaşmayı ihtiyatla karşılarken, İran'ın bölgesel nüfuzunu sınırlamak için daha kapsamlı bir çerçeve talep ediyor.
Rusya ve Çin, anlaşmayı diplomatik bir başarı olarak nitelendirirken, İsrail anlaşmanın İran'a verilen bir taviz olduğu gerekçesiyle endişelerini dile getirdi. ABD iç siyasetinde ise anlaşma, Kongre'de farklı tepkilere yol açtı; Cumhuriyetçiler anlaşmanın yetersiz olduğunu savunurken, Demokratlar ateşkesin uzatılmasını olumlu buluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasından doğrudan etkilenecektir. Boğazın kapalı olduğu dönemde artan petrol fiyatları ve navlun maliyetleri, Türkiye'nin cari açığı üzerinde baskı oluşturmuştu. Anlaşma, enerji maliyetlerini düşürerek Türkiye ekonomisine olumlu yansıyabilir. Ayrıca, bölgesel istikrarın sağlanması Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki güvenlik kaygılarını da dolaylı olarak hafifletebilir. Ancak anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı ve İran'a yönelik diğer yaptırımların akıbeti, Türkiye'nin dış politika hesaplarında önemli bir değişken olmaya devam edecektir.