ABD güçleri, Irak'taki son askeri üslerinden Çarşamba günü çekildi. Bağdat'taki yetkililer ve bölge uzmanları, bu adımın ardında güvenlik boşluğu oluşabileceği, İran destekli milislerin daha da cesaretleneceği ve yeniden güç kazanan IŞİD'in toparlanma fırsatı bulacağı uyarısında bulunuyor.
Çekilme Kararının Arka Planı ve Sahadaki Durum
ABD'nin Irak'tan çekilme süreci, yıllardır süren müzakerelerin ve artan baskıların sonucu. 2021'de varılan anlaşma uyarınca, ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin muharebe görevi sona ermiş, ancak eğitim ve danışmanlık misyonu sürmüştü. Son çekilme ile bu misyon da fiilen sona erdi. Çekilen birliklerin büyük kısmı Erbil ve Ayn el-Esed üslerinden ayrıldı; kalan az sayıdaki personel ise diplomatik koruma göreviyle sınırlı.
Irak ordusu, çekilmenin ardından güvenlik sorumluluğunu tamamen devraldığını açıkladı. Ancak ordu içindeki yapısal sorunlar, zayıf istihbarat ağı ve mezhepsel bölünmeler, bu sorumluluğun ne kadar etkin yerine getirileceği konusunda şüpheleri artırıyor. Özellikle Sünni bölgelerde IŞİD militanlarının yeniden görünmeye başladığına dair raporlar var. Son haftalarda Diyala ve Kerkük kırsalında düzenlenen operasyonlarda çok sayıda IŞİD hücresi tespit edildi.
İran Destekli Milislerin Yükselişi
Çekilmenin en kritik sonuçlarından biri, İran'ın Irak'taki etkisini artırma olasılığı. Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) çatısı altındaki İran yanlısı milisler, son yıllarda Irak siyaseti ve ekonomisinde önemli ağırlık kazandı. ABD'nin çekilmesiyle bu grupların hem askeri hem siyasi nüfuzunu daha da pekiştirmesi bekleniyor. Bu milisler, İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü tarafından destekleniyor ve Tahran'ın bölgesel stratejisinde kilit rol oynuyor.
İran, Irak'taki varlığını meşru müdafaa ve terörle mücadele çerçevesinde savunsa da, Sünni Arap ülkeleri ve ABD, bu milislerin mezhepsel çatışmayı körüklediğini ve Irak'ın egemenliğini zayıflattığını belirtiyor. Çekilme sonrası İran'ın Irak üzerindeki kontrolünün artması, Körfez ülkeleri ve İsrail için güvenlik tehdidi olarak algılanıyor.
IŞİD'in Yeniden Toparlanma Riski
IŞİD, 2017'de Musul'un düşmesiyle büyük ölçüde yenilgiye uğratılmış olsa da, hücre yapılanmasını korudu. Son aylarda özellikle Irak-Suriye sınırında ve çöl bölgelerinde saldırılarını artırdı. ABD askerlerinin çekilmesi, IŞİD'in istihbarat toplama ve hedef seçme kabiliyetini zayıflatabilir; ancak aynı zamanda militanların hareket alanını genişletebilir. Irak güvenlik güçlerinin IŞİD'le mücadelede yeterli kapasiteye sahip olup olmadığı tartışmalı. Koalisyon hava desteğinin sona ermesi, IŞİD'in yeniden güçlenmesinin önündeki en büyük engelin kalkması anlamına geliyor.
Analistler, IŞİD'in 2024-2025 döneminde Irak'ta yeniden büyük çaplı saldırılar düzenleyebileceği uyarısında bulunuyor. Örgütün özellikle Şii sivil hedeflere ve güvenlik güçlerine yönelik bombalı saldırıları artırabileceği belirtiliyor. Bu durum, Irak'ta mezhepsel gerilimi tırmandırabilir ve ülkeyi yeni bir iç savaşın eşiğine sürükleyebilir.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Washington'un Orta Doğu'daki genel asker azaltma stratejisinin bir parçası. Ancak bu adım, bölgedeki güç dengelerini derinden etkileyecek. İran, Irak üzerinden Suriye ve Lübnan'daki müttefiklerine kara bağlantısı sağlıyor. ABD'nin çekilmesi, İran'ın bu koridoru daha rahat kullanmasına olanak tanıyacak. Bu da İsrail'in güvenlik endişelerini artıracak.
Rusya ve Çin de Irak'ta nüfuz alanlarını genişletmeye çalışıyor. Rusya, Irak ordusuna silah satışı ve istihbarat desteği sağlarken; Çin, ekonomik yatırımlarla ülkedeki varlığını artırıyor. ABD'nin çekilmesi, bu iki aktörün Irak'ta daha etkin olmasının önünü açabilir. NATO ise Irak'taki eğitim misyonunu sürdürme kararı aldı; ancak bu misyonun kapsamı ve süresi belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politikası açısından ciddi sonuçlar doğuracak. IŞİD'in yeniden güçlenmesi, Türkiye'nin sınır güvenliği için doğrudan tehdit oluşturuyor. Özellikle Musul ve Kerkük'teki Türkmenlerin güvenliği risk altında. İran destekli milislerin güçlenmesi ise Türkiye'nin Irak'taki nüfuzunu azaltabilir ve PKK ile işbirliği yapma ihtimallerini artırabilir. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü desteklemekle birlikte, sahada dengeli bir politika izlemek zorunda. Çekilme sonrası oluşacak boşluk, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarını ve Irak merkezi hükümetiyle ilişkilerini yeniden şekillendirebilir.