ABD yönetimi, Irak'taki askeri varlığını Eylül 2025 itibarıyla sona erdirme hazırlığında. Pentagon kaynaklarına göre çekilme takvimi, ülkede faaliyet gösteren ve etkili konumda bulunan İran destekli milis gruplarının silahsızlandırılması süreciyle doğrudan ilişkilendirildi. Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani liderliğindeki hükümet, bu milislerin devlet otoritesine entegrasyonu veya silahlarını bırakmaları yönünde adımlar atıyor. ABD'nin çekilme planı, bu reformların başarısına endeksli durumda. Kaynaklar, nihai takvimin Irak'taki siyasi istikrar ve güvenlik durumuna göre şekilleneceğini vurguluyor.
Gelişmenin Arka Planı: Uzun Süren Bir Süreç
ABD'nin Irak'taki askeri varlığı, 2003 işgalinden bu yana inişli çıkışlı bir seyir izlemişti. 2011'de tamamen çekilme kararı alınmış, ancak IŞİD'in yükselişiyle 2014'te yeniden asker gönderilmişti. Şu anda Irak'ta yaklaşık 2 bin 500 ABD askeri bulunuyor. Bunların büyük kısmı, IŞİD karşıtı koalisyon güçleri çerçevesinde danışmanlık ve eğitim misyonu yürütüyor. Irak hükümeti son iki yıldır ABD'nin varlığına yönelik artan bir kamuoyu baskısı altında. Özellikle İran yanlısı gruplar, ABD'nin çekilmesini talep eden düzenli protestolar düzenliyor.
İran destekli milisler, Irak siyasetinde önemli bir güç oluşturuyor. Haşdi Şabi çatısı altında örgütlenen bu gruplar, resmi olarak Irak güvenlik yapısına entegre olsa da, bağımsız hareket kabiliyetlerini koruyor. ABD yönetimi, bu grupların silahsızlandırılmasını bölgesel istikrarın anahtarı olarak görüyor. Çekilme kararı, Irak'ın kendi güvenliğini sağlayabilecek kapasiteye ulaşması ve milislerin devlet kontrolüne alınması koşuluna bağlanmış durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ortadoğu Dengeleri Değişiyor mu?
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Ortadoğu'daki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir. İran, bu çekilmeyi kendi nüfuz alanını genişletme fırsatı olarak görebilir. Irak, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri ise ABD'nin bölgeden tamamen çekilmesi halinde İran'ın daha da güçleneceğinden endişe ediyor. Diplomatik kaynaklar, ABD'nin Irak'taki askeri varlığını azaltırken, diplomatik ve ekonomik angajmanını sürdüreceğini belirtiyor. Bu çerçevede ABD, Irak'ın enerji bağımsızlığını destekleme ve Suudi Arabistan-Irak ilişkilerini güçlendirme gibi alternatif stratejiler geliştiriyor.
IŞİD'in yeniden canlanma riski, çekilme sürecini karmaşıklaştırıyor. Irak güvenlik güçleri son yıllarda önemli ilerleme kaydetmiş olsa da, IŞİD hücreleri hâlâ kırsal alanlarda ve Suriye sınırı boyunca faaliyet gösteriyor. Koalisyon güçlerinin havadan istihbarat desteği ve lojistik yardımı halen kritik. Ayrıca, milislerin silahsızlandırılmasının başarısız olması, Irak'ta yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güney sınırında güvenlik boşluğu riskini artırabilir. Özellikle PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki varlığı göz önüne alındığında, bu durum Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarını ve güvenlik stratejilerini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca İran destekli milislerin güçlenmesi, Ankara'nın bölgedeki nüfuz mücadelesinde yeni zorluklar yaratabilir. Türkiye, Irak'taki istikrarı kendi çıkarları için hayati görmekte ve çekilme sürecinde Irak hükümeti ve bölgesel aktörlerle koordinasyonunu sürdürmektedir. Bu gelişme, Türkiye'nin Musul ve Kerkük gibi bölgelerdeki ekonomik ve siyasi projelerini de dolaylı olarak etkileyebilir.