ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Pazar günü İran'ın Hürmüz Boğazı yakınındaki Bandar Abbas limanına yönelik bir saldırı düzenlediğini duyurdu. Sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, üç adet Saronic Corsair tipi insansız su üstü aracının (USV) operasyonda kullanıldığı belirtildi. X platformunda Pazartesi günü yayınlanan 25 saniyelik videoda, Corsair araçlarının Bandar Abbas'taki İran iskelesine yaklaştığı ve hedefin Ghadir sınıfı bir denizaltı olduğu görülüyor. Saldırının, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliği artıran son hamle olduğu değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Saronic Corsair, ABD yapımı yüksek hızlı, düşük gözlemlenebilirliğe sahip bir insansız deniz aracı olarak biliniyor. CENTCOM'un açıklamasına göre, bu araçlar İran'ın denizaltı üssüne ve liman tesislerine hassas darbeler indirdi. Bandar Abbas, Hürmüz Boğazı'na hakim konumuyla stratejik öneme sahip. İran Donanması ve Devrim Muhafızları'nın Deniz Kuvvetleri'nin ana üslerinden biri olan liman, geçmişte de ABD ve müttefikleri tarafından hedef alınmıştı. Saldırıda kullanılan Ghadir sınıfı denizaltılar, İran'ın küçük ve kıyı savunmasına yönelik platformları arasında yer alıyor. Olayda can kaybı yaşanıp yaşanmadığına dair henüz resmi bir bilgi bulunmuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu saldırı, ABD ile İran arasında son dönemde artan gerilimin bir parçası olarak görülüyor. Özellikle Gazze'deki savaşın ardından bölgedeki ABD varlığına yönelik saldırılar artmış, ABD de karşılık olarak İran destekli grupları hedef almıştı. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir su yolu. ABD'nin buradaki bir İran üssüne doğrudan saldırması, enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabilir. İran'ın tepkisi henüz netleşmezken, Tahran yönetiminin benzer bir operasyonla misilleme yapabileceği veya bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yanıt vereceği tahmin ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de ABD ile ilişkilerini dengelemeye çalışan bir konumda. Bu saldırı, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini ve küresel enerji akışını tehdit ederek Türkiye'nin enerji maliyetlerini etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Katar ve Irak üzerinden Körfez'e yönelik ticari girişimleri bu tür çatışmalardan olumsuz etkilenebilir. Ankara'nın, bölgesel istikrar için hem Tahran hem de Washington ile diyaloğu sürdürmesi bekleniyor.