ABD'nin Washington eyaletindeki en büyük elektrik dağıtım şirketlerinden Puget Sound Energy'nin CEO'su Mary Kipp, artan orman yangını riskleri ve eyaletin agresif temiz enerji politikaları nedeniyle maliyetlerin yükseldiğini ve bu yükün "malesef" müşterilere yansıtıldığını açıkladı. Kipp, Las Vegas'ta düzenlenen Edison Electric Institute 2026 Konferansı'nda Bloomberg'e verdiği röportajda, enerji dönüşümünün finansal yükünün nihai tüketiciye yansımasının kaçınılmaz olduğunu ancak bunun uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirtti.
Yangınlar ve Düzenlemeler Fiyatları Artırıyor
Puget Sound Energy, Washington eyaletinde 1 milyondan fazla müşteriye hizmet veriyor. Şirket, son yıllarda sıklaşan orman yangınları nedeniyle enerji nakil hatlarının bakım ve sigorta maliyetlerinde önemli artış yaşadı. Kipp, yangınlara karşı alınan önlemlerin, örneğin hatların yer altına alınması gibi projelerin milyarlarca dolarlık yatırım gerektirdiğini ifade etti. Aynı zamanda Washington eyaleti, 2045 yılına kadar %100 temiz elektrik hedefi koyarak en iddialı eyaletlerden biri. Bu hedef doğrultusunda şirketin kömür ve doğalgaz santrallerini kapatması veya dönüştürmesi gerekiyor. Kipp, "Temiz enerjiye geçişin finansmanı henüz tam olarak çözülmüş değil. Şimdilik bu yükü müşterilerimizle paylaşıyoruz," dedi. Enerji uzmanları, bu durumun diğer eyaletler için de bir örnek teşkil edebileceğini, çünkü ABD genelinde benzer iklim hedeflerinin maliyet etkilerinin tartışıldığını belirtiyor.
Enerji Dönüşümünün Küresel Boyutu
Puget Sound Energy örneği, gelişmiş ülkelerde temiz enerjiye geçişin beklenenden daha maliyetli olabileceğini gösteriyor. Özellikle ABD'de eyalet bazında farklılık gösteren enerji politikaları, şirketler için belirsizlik yaratıyor. Kipp, federal teşviklerin yetersiz kaldığını ve eyalet düzeyinde daha fazla destek gerektiğini vurguladı. Öte yandan, Avrupa Birliği de benzer bir dönüşüm sürecinden geçiyor ve karbon fiyatlandırması gibi mekanizmalarla maliyetleri dengelemeye çalışıyor. Ancak tüketiciye yansıyan yük, özellikle düşük gelirli haneler için enerji yoksulluğu riskini artırıyor. Bloomberg'in haberine göre, Kipp'in açıklamaları, enerji sektöründe yeşil dönüşümün finansmanının en büyük tartışma konularından biri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye de benzer bir enerji dönüşümü sürecinden geçiyor. Yenilenebilir enerji yatırımları artarken, fosil yakıt sübvansiyonlarının kaldırılması ve karbon fiyatlandırması gibi politikalar gündeme geliyor. ABD'deki bu örnek, Türkiye'de de enerji maliyetlerinin tüketiciye yansıması durumunda ortaya çıkabilecek ekonomik ve sosyal etkiler konusunda uyarıcı nitelikte. Özellikle sanayi sektöründe rekabet gücünün korunması ve hane halkının enerji erişilebilirliğinin sağlanması için dengeli bir geçiş planı kritik önem taşıyor. Türkiye'nin 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda atacağı adımlarda, maliyetlerin adil dağılımı ve düşük gelirli kesimlerin korunması temel bir politika önceliği olmalı.