GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
İklim

ABD'de İklim Krizi: 'Tehlike Kararı' Sonrası Yeni Stratejiler

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
ABD'de İklim Krizi: 'Tehlike Kararı' Sonrası Yeni Stratejiler
Çeviri Kaynağı
Yale — Bu haber, Yale'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD'de çevre örgütleri, Çevre Koruma Ajansı'nın (EPA) sera gazlarını düzenleme yetkisinin temelini oluşturan 'tehlike tespiti' (endangerment finding) kararını iptal etmesine karşı yasal mücadele başlattı. 2009 yılında EPA tarafından yapılan bu tespit, karbondioksit ve diğer sera gazlarının kamu sağlığı ve refahı için tehdit oluşturduğunu resmen kabul ediyor ve ajansa bu gazları Temiz Hava Yasası kapsamında düzenleme yetkisi veriyordu. Söz konusu iptal, mahkeme tarafından bloke edilse bile, uzmanlar iklim politikalarının siyasi dalgalanmalardan etkilenmeyecek şekilde yeniden yapılandırılması gerektiğini vurguluyor.

Tehlike Tespitinin İptali ve Yasal Süreç

EPA'nın Nisan 2025'te yayımladığı yeni kural, 'tehlike tespiti'ni resmen yürürlükten kaldırdı. Çevre örgütleri, bu kararın 'keyfi ve kaprisli' olduğu gerekçesiyle federal mahkemede dava açtı. Davacılar arasında Sierra Club, Doğal Kaynakları Savunma Konseyi (NRDC) gibi büyük sivil toplum kuruluşları yer alıyor. Hukukçular, Yüksek Mahkeme'nin 2022'deki Batı Virginia v. EPA kararında, ajansın geniş kapsamlı düzenleme yetkisini sınırladığını hatırlatarak, iptalin anayasal dayanağının zayıf olabileceğini belirtiyor. Mahkemenin, EPA'nın bilimsel verileri göz ardı ettiği gerekçesiyle kararı bozması bekleniyor. Ancak bu süreç birkaç yıl sürebilir.

Bu arada, EPA'nın sera gazı düzenlemeleri fiilen askıya alınmış durumda. Elektrik santralleri, otomobil üreticileri ve petrol rafinerileri şu an herhangi bir karbon sınırlamasıyla karşı karşıya değil. Uzmanlar, bunun ABD'nin 2030 iklim hedeflerine ulaşmasını imkansız hale getirdiğini söylüyor. Oysa ABD, Paris Anlaşması kapsamında 2030'a kadar emisyonları 2005 seviyelerine göre %50-52 oranında azaltma taahhüdü vermişti.

Küresel Etkiler ve Yeni İklim Stratejileri

ABD'nin sera gazı düzenlemelerini rafa kaldırması, küresel iklim çabalarını da olumsuz etkiliyor. Çin ve Avrupa Birliği, ABD'nin liderliğini beklemeden kendi politikalarını uygulamaya devam ediyor. Ancak ABD, dünyanın en büyük ikinci sera gazı yayıcısı olduğu için, onun katılımı olmadan küresel sıcaklık artışını 1,5°C ile sınırlama hedefi ulaşılamaz görünüyor. Öte yandan, eyalet düzeyinde Kaliforniya, New York gibi çevreci yönetimler karbon piyasalarını ve temiz enerji teşviklerini sürdürüyor. Özel sektörde ise Apple, Google gibi şirketler kendi karbon nötr hedeflerine kilitlenmiş durumda. Analistler, federal politika boşluğuna rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarının devam edeceğini, ancak hızın yavaşlayacağını belirtiyor.

Bazı uzmanlar, 'tehlike tespiti'nin iptalinin uzun vadede iklim aktivistlerine yeni bir argüman sağlayabileceğini düşünüyor: Eğer hükümet sera gazlarının tehdit oluşturmadığını iddia ediyorsa, bu iddianın mahkemede bilimsel delillerle çürütülmesi, iklim eyleminin yasal zeminini güçlendirebilir. Nitekim, bu yaklaşım 'Juliana v. ABD' davasında genç aktivistler tarafından denenmiş, ancak dava usulden reddedilmişti. Şimdi, benzer bir stratejiyle yeni davalar açılması bekleniyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

ABD'nin iklim politikasındaki bu iniş çıkışlar, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için doğrudan bir bağlayıcılık taşımamakla birlikte, küresel karbon fiyatlandırma mekanizmalarının geleceğini etkiliyor. ABD'nin karbon düzenlemelerini gevşetmesi, Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi uygulamaların etkinliğini azaltabilir. Türkiye, ihracatının büyük bölümünü AB'ye yaptığı için, SKDM kapsamında karbon yoğun ürünlerine ek vergi getirilmesi riskiyle karşı karşıya. ABD'nin emisyonları azaltmaması, küresel karbon fiyatını düşük tutarak SKDM'nin caydırıcılığını zayıflatabilir. Diğer yandan, Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyeli ve yeşil dönüşüm hedefleri, ABD'deki siyasi dalgalanmalardan bağımsız olarak sürdürülmeli. Bu gelişme, küresel iklim rejiminin kırılganlığını bir kez daha gösteriyor.

Etiketler:
ABDiklim değişikliğiEPAtehlike tespitisera gazı

İlgili Haberler

Küresel Isınma Hızlanıyor: 'Sera Dünya' Riski Artıyor
İklim

Küresel Isınma Hızlanıyor: 'Sera Dünya' Riski Artıyor

42 dk önce

Çin'de Rüzgar ve Güneş Enerjisi Kömürü Geride Bırakıyor
İklim

Çin'de Rüzgar ve Güneş Enerjisi Kömürü Geride Bırakıyor

43 dk önce

Patagonya Yangınları: İklim Krizi Risk Üç Kat Artırdı
İklim

Patagonya Yangınları: İklim Krizi Risk Üç Kat Artırdı

47 dk önce

ABD'de fosil yakıtlar: Trump'a rağmen zorlu yol
İklim

ABD'de fosil yakıtlar: Trump'a rağmen zorlu yol

48 dk önce