ABD ordusu, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda sivil bir gemiye ateş açması ve Tahran yönetiminin boğazı yeniden 'kapalı' ilan etmesinin ardından bu hafta üçüncü kez hava saldırısı düzenledi. ABD Merkez Kuvvetleri (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, saldırıların İran'ın deniz güvenliğine yönelik tehditlerine karşı kendini savunma amaçlı olduğu belirtilirken, İran Dışişleri Bakanlığı ise vurulan geminin 'yetkisiz bir güzergah' kullandığını öne sürdü. Bölgede tansiyonun hızla yükselmesi, küresel enerji piyasalarında tedirginliğe yol açarken, uluslararası nakliye şirketleri de alternatif rotalar aramaya başladı.
Gelişmenin arka planı
Olay, dün Hürmüz Boğazı'ndan geçmekte olan bir sivil yük gemisinin İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetleri tarafından durdurulması ve ardından ateş açılmasıyla başladı. Gemi mürettebatından yaralananlar olduğu bildirilirken, gemi rotasına devam edebildi. İran resmi ajansı IRNA, geminin 'boğazın egemenlik haklarını ihlal eden yetkisiz bir güzergah' kullandığını ve bu nedenle uyarı ateşi açıldığını duyurdu. Bunun üzerine Tahran yönetimi, 'İran'ın güvenliği için gerekli görüldüğünde' boğazın yeniden kapalı olduğunu ilan etti.
ABD ise olayı 'uluslararası sularda seyir özgürlüğüne yönelik bir saldırı' olarak nitelendirdi. CENTCOM'dan yapılan yazılı açıklamada, 'Bu hafta üçüncü kez İran'ın provokasyonlarına karşılık vermek zorunda kaldık. Sivil gemilere yönelik saldırılar kabul edilemez' ifadeleri kullanıldı. Saldırıların hedefinde İran'ın kıyı savunma sistemleri ve hızlı saldırı botlarının olduğu belirtildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak küresel enerji güvenliği için kritik öneme sahip. İran daha önce de nükleer müzakereler ve yaptırımlar nedeniyle boğazı kapatma tehdidinde bulunmuş, ancak bu kez fiili bir saldırıyla tehdidini hayata geçirmiş oldu. Uzmanlar, İran'ın bu hamlesinin ABD ile dolaylı görüşmelerde elini güçlendirme çabası olabileceğini belirtiyor.
Olayın ardından petrol fiyatları yüzde 3'ün üzerinde yükselirken, Londra merkezli sigorta şirketleri boğaz geçiş primlerini artırdı. Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan, durumu endişeyle izlerken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı çağrısı yaptı. ABD'nin bölgedeki müttefiki İsrail ise, İran'ın saldırganlığına karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişmedir. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal etmekte ve petrolünün önemli kısmı bu boğazdan geçmektedir. Boğazın kapanması veya geçiş güvenliğinin azalması, petrol fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji arama faaliyetleri ve Libya politikası gibi bölgesel çıkarları, İran-ABD çatışmasının yayılması halinde risk altına girebilir. Ankara'nın hem ABD hem de İran'la diyaloğunu sürdürerek gerilimi azaltmaya çalışması beklenir.