ABD, Pazartesi günü İran'a karşı dokuzuncu gün üst üste yeni bir hava saldırısı dalgası düzenlerken, yenilenen çatışmalarda ABD kayıpları üçe yükseldi ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda daha fazla gemi hedef alındı. Pentagon kaynakları, saldırıların İran'ın askeri altyapısına ve füze sistemlerine yönelik olduğunu belirtti. İran ise misilleme olarak Bahreyn'deki ABD Beşinci Filosu'nun üssü ve Kuveyt'teki Amerikan askeri varlıklarına saldırılar düzenledi.
Gelişmenin arka planı
Gerilim, geçtiğimiz hafta Hürmüz Boğazı'nda bir ABD savaş gemisine yönelik füze saldırısıyla başladı. Yemen'deki Husiler tarafından üstlenilen saldırının ardından ABD, İran'a karşı operasyonlarını yoğunlaştırdı. Son dokuz günde ABD savaş uçakları ve insansız hava araçları, İran'ın devrim muhafızlarına ait karargahlar, mühimmat depoları ve hava savunma sistemlerini vurdu. Pazartesi günkü saldırılarda ağırlıklı olarak İran'ın güneydoğusundaki askeri tesisler hedef alındı.
İran'ın karşı saldırıları ise bölgesel bir boyut kazandı. Bahreyn'deki ABD deniz üssüne düzenlenen roket saldırısında bir ABD askeri yaralanırken, Kuveyt'teki El-Cabir Hava Üssü'ne yönelik insansız hava aracı saldırısı önceden imha edildi. Bu gelişmeler, Körfez ülkelerinin çatışmaya doğrudan dahil olma riskini artırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol akışının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik bir deniz yoludur. Saldırılar, bölgedeki ticari gemilerin güvenliğini tehdit ederken, küresel petrol fiyatlarında ani bir yükselişe neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı Pazartesi günü yüzde 3,5 artışla 85 doların üzerine çıktı.
Uluslararası toplum, tırmanan çatışmayı endişeyle izliyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantıya çağrıldı ancak Rusya ve Çin, ABD'nin eylemlerini kınayarak karar tasarısını veto etti. Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, kendi topraklarının hedef alınmaması için diplomasi trafiğini hızlandırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu çatışma, Türkiye'nin enerji güvenliğini doğrudan etkiliyor. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden sağlıyor; Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik, enerji maliyetlerini artırarak enflasyonist baskı yaratabilir. Ayrıca, İran ile sınır komşusu olan Türkiye, sığınmacı akını ve sınır güvenliği riskleriyle karşı karşıya. Ankara, hem ABD hem de İran ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, olası bir bölgesel savaşın Türkiye'yi jeopolitik olarak zor bir pozisyonda bırakacağı değerlendiriliyor.