ABD, Eylül ayında yeni bir hükümet kapatma krizinin eşiğine gelmiş durumda. Başkan Donald Trump’ın, partisinin önde gelen senatörlerine yönelik son uyarıları ve bütçe pazarlıklarında kırmızı çizgilerini sertleştirmesi, Washington’da tansiyonu yükseltti. Hem Demokrat hem Cumhuriyetçi senatörler, Eylül sonunda federal hükümetin kapanma olasılığının giderek arttığı konusunda hemfikir. Trump, GOP liderlerinden filibuster usulünü kaldırmalarını talep ederken, aksi takdirde bir hükümet kapatma kriziyle karşı karşıya kalacaklarını açıkça ifade etti. Bu gelişme, sadece ABD siyasetinde değil, küresel piyasalarda da tedirginlik yaratıyor.
Trump’ın flaş çıkışı ve GOP içinde şok etkisi
Başkan Trump, Pazartesi günü sürpriz bir hamleyle GOP liderlerine, Senato’da yasaların geçişini engelleyen filibuster yönteminin kaldırılması için baskı yaptı. Trump, bu değişiklik yapılmazsa Eylül ayındaki bütçe görüşmelerinde hükümet kapatma seçeneğini masadan kaldırmayacağını belirtti. Filibuster, Senato’da bir konunun görüşülmesini engellemek için üyelerin bitmek tükenmek bilmeyen konuşmalar yapmasına dayanan tarihi bir usul. Trump, bu engelleyici mekanizmanın GOP’un gündemini bloke ettiğini savunuyor. Ancak çoğu Cumhuriyetçi senatör, filibuster’ın kaldırılmasının Senato’daki dengeyi bozacağını ve sonuçta kendi partilerine de zarar verebileceğini düşünüyor. Öte yandan, Demokrat Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, Trump’ın bu hamlesinin pervasızca olduğunu ve ülkeyi gereksiz bir krize sürüklediğini söyledi.
Eylül sonu, ABD federal hükümetinin mali yılının sona erdiği ve yeni bütçenin onaylanması gereken tarih. Eğer Kongre, 30 Eylül’e kadar yeni mali yıl bütçesini onaylamazsa, hükümet kapanır ve milyonlarca federal çalışan maaş alamaz, birçok kamu hizmeti durur. Bu, ABD’de sıkça yaşanan ve ekonomik istikrarsızlığa yol açan bir durum. Trump daha önce de 2018-2019’da 35 gün süren rekor bir kapanmaya imza atmıştı. Şimdi ise görev süresinin son aylarında tekrar bir kapatma ihtimali gündemde. GOP içinde bazı isimler, Trump’ın bu talebinin zamanlamasının kötü olduğunu, çünkü partinin Kasım ayındaki ara seçimlerde avantajlı konumunu riske atabileceğini söylüyor.
Küresel ve ekonomik yansımalar
ABD’de hükümetin kapanması, sadece iç siyasi bir kriz değil, aynı zamanda küresel ekonomiyi de etkileyen bir olay. 2018-2019’daki kapanma, ABD’nin GSYİH’sına 11 milyar doların üzerinde bir maliyete yol açmıştı. Ayrıca hükümet kapanmaları, ABD’nin uluslararası kredi notunu ve doların güvenilirliğini de olumsuz etkiliyor. Bu kez, pandemi sonrası kırılgan bir toparlanma sürecinde olan ekonominin yeni bir şoka maruz kalmasından endişe ediliyor. Küresel piyasalar, Washington’daki bu gerilimi yakından izliyor. Özellikle ABD’nin borç tavanı tartışmaları da gündemdeyken, hükümet kapatma krizi, yatırımcı güvenini sarsıyor. Öte yandan, Çin ve Rusya gibi rakip ülkeler, ABD’deki bu siyasi istikrarsızlığı kendi lehlerine kullanma fırsatı olarak görebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de olası bir hükümet kapatması, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da dolaylı yollardan hissedilebilir. Türkiye ekonomisinin kırılgan yapısı göz önüne alındığında, ABD’deki siyasi belirsizlikler küresel sermaye akımlarını ve risk iştahını etkileyebilir. Ayrıca ABD’nin iç krizi, Türkiye ile ABD arasındaki savunma ve enerji işbirlikleri gibi konularda karar alma süreçlerini yavaşlatabilir. Örneğin, F-16 satışı veya Suriye politikası gibi dosyalar, ABD’nin bütçe tıkanıklığı nedeniyle daha da gecikebilir. Bu nedenle Ankara, Washington’daki bu süreci dikkatle takip etmekte fayda görüyor.