Hindistan ve Amerika Birleşik Devletleri, dönüm noktası niteliğindeki bir ticaret anlaşmasının ilk aşamasında önemli ilerleme kaydettiklerini açıkladı. Ancak iki ülke arasındaki müzakerelerin son aşamaya gelmesine rağmen, masada hâlâ çözülmesi gereken bir dizi kritik pürüz bulunuyor. Anlaşmanın, özellikle tarifeler, tarım ürünleri, fikri mülkiyet hakları ve dijital ticaret gibi alanlarda tıkanma noktasına geldiği belirtiliyor. DW'nin derlediği analize göre, bu anlaşmazlıkların aşılamaması, sadece ikili ilişkileri değil, küresel ticaret dengelerini de etkileyebilecek potansiyele sahip.
Tarifeler ve pazar erişimi: En büyük engel
İki ülke arasındaki en temel anlaşmazlık konusu, karşılıklı olarak uygulanan yüksek tarifeler. Hindistan, özellikle çelik ve alüminyum gibi ABD menşeli ürünlere yönelik misilleme tarifelerini kaldırmak istemiyor. Buna karşılık ABD, Hindistan’ın otomotiv, süt ürünleri ve tıbbi cihazlar gibi sektörlerdeki yüksek gümrük duvarlarını indirmesini talep ediyor. Hindistan, yerli üreticilerini korumak için bu sektörlerdeki tarifeleri düşürmeye yanaşmıyor. ABD ise daha önce Çin’e uyguladığı gibi Hindistan’a da karşılıklılık esasına dayalı tarifeler uygulama tehdidinde bulunuyor. Müzakerelerde, “sıfır-sıfır tarife” teklifinin de masada olduğu ancak Hindistan’ın bu teklife sıcak bakmadığı bildiriliyor.
Tarım, fikri mülkiyet ve dijital hizmetler
Tarım ürünleri, Hindistan için hassas bir başlık. ABD, soya fasulyesi, badem ve süt tozu gibi ürünlerin pazarına daha fazla erişim isterken Hindistan, çiftçilerini korumak için sübvansiyonları ve tarife dışı engelleri sürdürmekte ısrarcı. Fikri mülkiyet hakları konusunda ise ABD, Hindistan’ın ilaç patentlerine yönelik zorunlu lisans uygulamalarını ve jenerik ilaç üretimini teşvik eden politikalarını hedef alıyor. ABD’li ilaç firmaları, bu uygulamaların patent haklarını ihlal ettiğini savunuyor. Öte yandan Hindistan, halk sağlığına erişimi korumak için bu mekanizmaları elinde tutmak istiyor. Dijital hizmetler vergisi de anlaşmazlık konuları arasında. Hindistan, Google, Amazon gibi ABD’li teknoloji devlerine yönelik %2’lik dijital hizmet vergisini sürdürmeyi planlıyor; ABD ise bunu ayrımcı buluyor ve kaldırılmasını talep ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-Hindistan ticaret anlaşması, yalnızca ikili ilişkileri değil, küresel ticaret mimarisini de yakından ilgilendiriyor. İki ülke, Çin’in bölgesel ve küresel ticaretteki ağırlığına karşı bir denge unsuru olarak görülüyor. ABD, Hindistan’ı Çin’e alternatif bir tedarik merkezi haline getirmek isterken, Hindistan da “Make in India” hedefiyle yabancı yatırım çekmek için ABD pazarına erişim istiyor. Anlaşmanın başarısız olması halinde, iki ülke arasındaki stratejik ortaklık zedelenebilir ve Çin’in Asya-Pasifik’teki ticari nüfuzu daha da artabilir. Öte yandan, anlaşma sağlanırsa, diğer gelişmekte olan ülkeler için de bir model teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Hindistan ticaret anlaşması, Türkiye için öncelikle küresel ticaret dinamikleri açısından önem taşıyor. Anlaşmanın sağlanması, ABD’nin Çin’e alternatif tedarik rotaları oluşturma çabasını güçlendirirken, Türkiye’nin de benzer bir “üretim üssü” olma stratejisini etkileyebilir. Tarım, otomotiv ve ilaç sektörlerindeki müzakereler, Türkiye’nin ihracatçıları açısından da referans niteliği taşıyor. Ayrıca, ABD’nin dijital hizmetler vergisi konusunda Hindistan’a yönelik tutumu, Türkiye’nin de benzer bir vergi uygulaması nedeniyle ABD ile yaşadığı gerilimi hatırlatıyor. Türkiye, bu süreçte kendi ticaret müzakerelerinde benzer engellerle karşılaşabileceğinden, Hindistan’ın müzakere taktiklerini izlemekte fayda var.