Tel Aviv'de Salı günü bir araya gelen üst düzey Amerikan heyeti, işgal altındaki Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddetine ilişkin görüşmede üst düzey bir İsrailli yetkiliyi sert bir dille uyardı. İsrail'in Channel 12 kanalının haberine göre, ABD Senatosu ve Temsilciler Meclisi üyeleri ile üst düzey Amerikalı yetkililerin danışmanlarından oluşan heyet, toplantıda İsrailli yetkilinin tutumunu eleştirerek bu durumun 'ciddi ve tırmanan' bir krize dönüştüğünü vurguladı. Görüşmenin, Biden yönetiminin bölgede istikrarı sağlama çabaları kapsamında gerçekleştiği belirtiliyor. Heyetin, İsrail hükümetine yerleşimci şiddetini önlemek için daha somut adımlar atması yönünde baskı yaptığı öğrenildi.
Gelişmenin Arka Planı
Batı Şeria, 1967'den bu yana İsrail işgali altında bulunuyor ve bölgede yaklaşık 700 bin İsrailli yerleşimci, yaklaşık 3 milyon Filistinli ile birlikte yaşıyor. Son aylarda, özellikle aşırı sağcı yerleşimci grupların Filistin köylerine yönelik saldırıları uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2024 yılında Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti olaylarında belirgin bir artış yaşandı; yüzlerce Filistinli evini terk etmek zorunda kaldı. Bu durum, ABD yönetiminin defalarca endişe duyduğunu dile getirmesine rağmen İsrail hükümeti, özellikle Maliye Bakanı Bezalel Smotrich liderliğindeki aşırı sağcı kanat, yerleşimleri genişletme politikasını sürdürüyor.
ABD'li heyetin ziyareti, bu bağlamda önemli bir diplomatik mesaj olarak yorumlanıyor. Heyette yer alan isimlerin, İsrail'in iç siyasetinde etkili olan yetkililerle doğrudan görüşmesi, Washington'un artık sadece resmi açıklamalarla yetinmeyeceğini gösteriyor. Toplantıda, yerleşimci şiddetinin sadece Filistinlilere değil, aynı zamanda bölgede kalıcı barış umutlarına da zarar verdiği vurgulandığı bildirildi. Bazı ABD'li senatörlerin, İsrail'e yapılan askeri yardımın bu tür şiddet olaylarına göz yumulması halinde gözden geçirilebileceği sinyalini verdiği iddia ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti, yalnızca Filistin-İsrail çatışmasının bir parçası değil; aynı zamanda bölgesel istikrarı da tehdit eden bir faktör. Bu durum, İsrail'in Arap ülkeleriyle normalleşme sürecini de olumsuz etkileyebilir. Özellikle Suudi Arabistan ile devam eden normalleşme müzakereleri, Filistin meselesindeki ilerlemelere bağlanmış durumda. ABD, bu müzakereleri teşvik etmek için bölgede barışçıl bir ortam sağlamaya çalışıyor.
Ancak İsrail hükümetinin aşırı sağcı üyeleri, yerleşimci şiddetine karşı sert önlemler almayı reddediyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, koalisyon hükümetinin bekasını sağlamak için bu partilere bağımlı. Bu durum, Netanyahu üzerinde hem içeriden hem de dışarıdan baskı yaratıyor. ABD'nin bu son çıkışı, özellikle Joe Biden yönetiminin son döneminde İsrail'e yönelik en sert eleştirilerden biri olarak değerlendiriliyor. Ancak bazı analistler, ABD'nin İsrail'e yönelik politikasının seçim yılında değişmeyeceğini, bu nedenle bu tür kınama mesajlarının sembolik kalabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle biliniyor ve Batı Şeria'daki yerleşimci şiddeti Ankara'yı yakından ilgilendiriyor. Türkiye, bu tür gelişmelerde Filistin halkının yanında yer aldığını ve uluslararası toplumun İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini vurguluyor. Bu ABD kınama mesajı, Ankara'nın tezlerini güçlendiren bir gelişme olarak görülebilir. Ancak Türkiye'nin İsrail ile son dönemde normalleşme çabaları sürüyor; bu tür eleştiriler, iki ülke arasındaki dengeli ilişki politikasını etkileyebilir. Bölgesel istikrarın sağlanması, Türkiye'nin de göç akımları ve güvenlik tehditleriyle mücadelesinde önem taşıyor. Bu nedenle Ankara, barış sürecinin canlandırılması yönündeki adımları memnuniyetle karşılıyor.