Reuters ve Ipsos tarafından yapılan yeni bir kamuoyu yoklaması, Amerikalıların yaklaşık yarısının yapay zekanın (YZ) kendi hane halklarından birini işsiz bırakabileceğinden korktuğunu ortaya koydu. 2-8 Nisan 2025 tarihleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirilen ankete 4.412 yetişkin katıldı. Sonuçlara göre, katılımcıların yüzde 51'i yapay zekanın önümüzdeki beş yıl içinde hane halkından birinin işini olumsuz etkileyeceğini düşünüyor. Bu oran, yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisine dair artan endişeleri yansıtıyor.
Gelişmenin arka planı
Anket, yapay zekanın iş dünyasında hızla benimsenmesiyle birlikte, özellikle beyaz yakalı mesleklerde iş kaybı korkusunun arttığı bir dönemde gerçekleştirildi. OpenAI'nin ChatGPT'si gibi üretken yapay zeka araçlarının yaygınlaşması, hukuk, muhasebe, müşteri hizmetleri ve içerik üretimi gibi alanlarda insan emeğinin yerini alabileceği endişelerini körüklüyor. Ipsos'un ABD CEO'su ve anketin yöneticilerinden Chris Jackson, “Amerikalılar yapay zekanın neler yapabileceğini gördükçe, bunun işleri üzerindeki potansiyel etkisine dair kaygıları da artıyor” dedi.
Ankete göre, Demokrat Parti seçmenleri Cumhuriyetçilere kıyasla yapay zekanın iş kaybına yol açmasından daha fazla endişe duyuyor. Demokratların yüzde 59'u bu endişeyi paylaşırken, Cumhuriyetçilerde bu oran yüzde 44'te kalıyor. Gelir düzeyi düşük hanelerde yaşayanlar da daha yüksek oranda endişeli: Yıllık geliri 50.000 doların altında olanların yüzde 55'i, 100.000 doların üzerinde geliri olanların ise yüzde 48'i yapay zekanın hane halkından birini işsiz bırakmasından korkuyor. Bu, düşük gelirli grupların otomasyona karşı daha savunmasız olduğu gerçeğini yansıtıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisi sadece ABD ile sınırlı değil. Küresel ölçekte, McKinsey Global Institute'un 2023 tarihli bir raporu, 2030'a kadar dünya genelinde 800 milyona kadar işin otomasyona uğrayabileceğini öngörüyor. Avrupa'da da benzer endişeler mevcut. Avrupa Birliği, yapay zekanın iş piyasasında yaratacağı dönüşüme hazırlık amacıyla “YZ Beceri Paktı” gibi girişimler başlattı. Ancak ABD'de bu konuda kapsamlı bir federal politika henüz hayata geçirilmiş değil.
Anket ayrıca, yapay zekanın düzenlenmesine yönelik kamuoyu desteğini de ölçtü. Katılımcıların yüzde 67'si yapay zekanın güvenli ve sorumlu bir şekilde geliştirilmesi için yeni federal düzenlemelerin gerektiğini düşünüyor. Bu, teknoloji şirketleri üzerindeki baskıyı artırabilir. Öte yandan, yapay zekanın vergi toplama veya sosyal yardım dağıtımı gibi devlet hizmetlerinde kullanılmasına yönelik destek daha düşük: sadece yüzde 22'lik bir kesim bu tür uygulamaları onaylıyor. Bu, halkın yapay zekanın özel sektördeki kullanımına kıyasla kamuda daha temkinli yaklaştığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisi giderek daha fazla tartışılıyor. Amerikan kamuoyundaki endişeler, küresel bir trendin yansıması olarak Türkiye için de uyarıcı nitelikte. Türkiye’nin dijital dönüşüm politikaları ve “Milli Yapay Zeka Stratejisi” kapsamında iş gücünün yeniden becerilendirilmesi kritik önem taşıyor. Özellikle çağrı merkezleri, bankacılık ve perakende gibi sektörlerde otomasyon riski yüksek. Türkiye’nin bu alanda ABD ve AB’deki gelişmeleri yakından takip ederek, işsizlikle mücadele ve sosyal güvenlik politikalarını güncellemesi gerekiyor. Aksi takdirde, yapay zeka kaynaklı iş kayıpları Türkiye ekonomisi için ciddi bir tehdit oluşturabilir.