ABD Hazine tahvilleri, beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verisinin ardından yatırımcıların Federal Reserve'in (Fed) bu ay ve gelecek yıl faiz artırımı yapacağına dair bahislerini artırmasıyla sert düştü. Tahvil fiyatlarındaki düşüş, getirilerin yükselmesine neden oldu ve küresel piyasalarda risk iştahını olumsuz etkiledi.
Enflasyon Verisi ve Piyasa Tepkisi
ABD Çalışma Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık bazda beklentilerin üzerinde arttı. Çekirdek enflasyon da dirençli seyretti. Bu veri, Fed'in enflasyonla mücadelede henüz istediği mesafeyi alamadığını gösterdi. Piyasa katılımcıları, Fed'in Temmuz ayı toplantısında faiz artırımına gitme olasılığını yükseltti. Ayrıca gelecek yıl için de ek artırım beklentileri arttı. Hazine tahvilleri, faiz artırımı beklentileriyle satış baskısı altında kaldı. 10 yıllık tahvil getirisi yükseldi, 2 yıllık getiri ise daha da fazla arttı. Getiri eğrisi daha da yataylaştı. Yatırımcılar, Fed'in şahinleşmesiyle birlikte tahvil fiyatlarının daha da düşebileceğini düşünüyor.
Küresel Etkiler ve Fed Politikası
ABD'deki enflasyon verisi, küresel tahvil piyasalarını da etkiledi. Avrupa ve Asya'da tahvil getirileri yükseldi. Dolar, diğer para birimleri karşısında değer kazandı. Fed'in faiz artırımı beklentileri, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturdu. Fed Başkanı Jerome Powell, enflasyonun kontrol altına alınana kadar kararlı adımlar atacaklarını belirtmişti. Son veriler, Fed'in iletişimini daha da şahinleştirebilir. Piyasalar, Fed'in gelecek toplantılarında faiz artırımlarına devam edeceğini fiyatlıyor. Bu durum, küresel finansal koşulların sıkılaşmasına yol açabilir. Tahvil piyasasındaki dalgalanma, hisse senedi piyasalarını da olumsuz etkiledi. Yatırımcılar, Fed'in faiz kararlarını ve enflasyon verilerini yakından takip ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi ve Fed'in faiz artırım beklentilerinin güçlenmesi, küresel finansal koşulları sıkılaştırarak gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı riskini artırıyor. Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ekonomiler için bu durum, borçlanma maliyetlerinin yükselmesi ve TL üzerinde baskı anlamına gelebilir. Ayrıca, ABD tahvil getirilerindeki artış, Türkiye'nin eurobond faizlerini de yukarı çekebilir. Ancak, Türkiye'nin son dönemde uyguladığı para politikası ve makro ihtiyati tedbirler, bu etkileri sınırlayabilir. Yine de Fed'in şahinleşmesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz politikası üzerinde dolaylı bir baskı oluşturabilir. Küresel risk iştahındaki azalma, Türk varlıklarına olan talebi olumsuz etkileyebilir.