ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, G20 maliye bakanları toplantısı marjında Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov ile bir araya geldi. Trump yönetiminin Moskova ile doğrudan diyaloğa sıcak baktığını gösteren bu görüşme, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açılması yönünde güçlü bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Görüşmeye ilişkin detaylar sınırlı kalmakla birlikte, tarafların ikili ekonomik konuları ve küresel mali istikrarı ele aldığı öğrenildi.
Görüşmenin Arka Planı ve Önemi
G20 toplantıları, normal koşullarda üye ülkelerin maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının küresel ekonomik sorunları tartıştığı platformlar olarak biliniyor. Ancak bu yılki zirve, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığını sürdürmesi nedeniyle Batılı ülkeler ile Moskova arasında gergin bir atmosferde gerçekleşti. Bu nedenle Bessent-Siluanov görüşmesi, mevcut durumda olağan dışı bir diplomatik temas olarak öne çıkıyor. ABD'nin önceki yönetimi, Rusya'nın G20 içindeki varlığına şiddetle karşı çıkmış, hatta bazı toplantıları Rusya'nın katılımı nedeniyle boykot etmişti. Joe Biden döneminde ABD'li yetkililer, Rus mevkidaşlarıyla bir araya gelmeyi reddetmiş ve bu tutumu açıkça dile getirmişlerdi. Trump yönetiminin bu politikayı tersine çevirmesi, Moskova ile ilişkileri yeniden şekillendirme kararlılığının en somut göstergesi olarak yorumlanabilir.
Bessent'in Siluanov ile görüşmesi, yalnızca ABD-Rusya ikili ilişkileri açısından değil, aynı zamanda küresel mali mimarinin geleceği açısından da kritik bir öneme sahip. Rusya, batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımlara rağmen Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilerle ticaretini artırarak küresel ekonomideki etkinliğini korumuş durumda. Washington, Moskova ile kuracağı diyalog kanallarının, gelecekte yaptırımların hafifletilmesi veya ikili ticaretin canlandırılması gibi adımlara zemin hazırlayabileceğini düşünüyor. Görüşmenin içeriğine dair resmi bir açıklama yapılmasa da, kaynaklar tarafların enerji fiyatları ve küresel tedarik zincirleri konularına odaklandığını belirtiyor.
Rusya'nın G20 Üzerindeki Etkisi ve Bölgesel Boyut
Rusya, G20 içinde Çin ile birlikte hareket ederek Batı'nın Ukrayna krizi konusundaki sert tutumunu dengelemeye çalışıyor. G20'nin sonuç bildirgesinde Ukrayna'ya ilişkin ifadeler konusunda yaşanan uzlaşmazlıklar, bu yıl da zirvenin ana çekişme konularından biri oldu. Bessent ile Siluanov arasındaki temas, bu tür zirvelerde Rusya'ya uygulanan tecrit politikasının etkisiz kaldığını gösteriyor. Özellikle ABD'nin bu adımı, Avrupalı müttefiklerini şaşırtmış ve birçok Avrupa başkentinde endişeyle karşılanmıştır. Avrupalı liderler, Moskova ile yapılacak müzakerelerde AB'nin sürecin dışında bırakılmaması gerektiğini vurguluyor; Ukrayna'yı masada tutmadan varılacak herhangi bir anlaşmanın bölgesel istikrarı daha da zayıflatacağını savunuyorlar.
Diğer yandan, Rusya'nın maliye bakanı ile yapılan görüşme, Trump yönetiminin uluslararası örgütlere yaklaşımı açısından da ipucu veriyor. Washington, G20 gibi çok taraflı kuruluşları sıfır toplamlı bir mücadele alanı olarak görmek yerine, çıkar temelli pazarlıkların yapıldığı mecralar olarak değerlendiriyor. Bu çerçevede Bessent'in, Rus mevkidaşına yeni yaptırım paketleri konusunda da mesajlar ilettiği ancak bu mesajların kriz yaratacak üslupta olmadığı öğrenildi. Ayrıca, iki ülkenin Kuzey Kore ve İran'a yönelik yaptırımların sıkılaştırılması konusunda ortak çıkarlara sahip olduğu biliniyor; bu konuların da görüşmede gündeme geldiği iddia ediliyor. Beyaz Saray'dan yansıyan bilgiler, Bessent'in görüşmeyi, Rusya'nın finansal sistemdeki kırılganlıklarını yerinde görmek ve Moskova'nın yaptırımlara karşı direnç kapasitesini değerlendirmek için bir fırsat olarak kullandığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşının başından bu yana hem Kiev hem de Moskova ile dengeli ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. ABD ile Rusya arasındaki bu yeni diplomatik temas, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Zira Türkiye, uzun süredir Ukrayna'da kalıcı bir ateşkes için tarafları bir araya getirmeye çalışıyor; ancak doğrudan görüşme trafiğinin başlaması, Türkiye'nin bu çabalarını dolaylı olarak destekleyebilir. Öte yandan, ABD'nin Rusya'ya uygulanan yaptırımları gevşetmesi durumunda, Türk ekonomisinin enerji ve turizm gelirleri üzerinde olumlu etkiler beklenebilir. Ancak Türkiye, bu süreçte Rusya'ya uygulanan yaptırımların delinmesi nedeniyle üzerindeki baskının artmasından da endişeli; Ankara'nın hem Rusya ile ticari ilişkilerini sürdürme hem de Batılı müttefiklerinin beklentilerini karşılama arasında hassas bir denge kurması gerekiyor.